23. “Benim yaptığım yalnız Allah katından olanı, O’nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah’a ve peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır.” Kur’an-ı Kerîm’de peygamberin fonksiyonunun ne olduğunu, ne olmadığını en güzel bir biçimde anlatan bölümlerden birisi bu bölümdür. “Ben sadece Rabbime dua ediyorum. Ben sadece Rabbime kulluk ediyorum. Bir kul olarak benim işim Rabbimin bana ve size u-laştırılmak üzere gönderdiği hayat programını, yaşam biçimini bizzat kendim yaşamak ve size ulaştırmak, tebliğ etmek ve bu kulluğun nasıl uygulanacağını bizzat size göstermek, örneklemektir.” İşte Allah’ın tüm kutlu elçilerinin söylediği, yaptığı budur. Bunun içindir ki peygambere ya Nebi, ya da Resul denir. Nebî haberci, Resul de elçi demektir. Allah’tan haber getirici olarak peygamberin adı Nebi, ümmetine, toplumuna örnekliliği yönüyle de ona Resul denir. Yani peygamberin Allah’la ilişkisinden, haberciliğinden ötürü adının Nebi, insanlarla ilişkisinden dolayı da Resul olduğunu biliyoruz. Kim ki Allah’a ve Resûlü’ne isyan ederse onun yeri cehennemdir ve orada ebediyen kalacaktır. Yazıklar olsun Peygamberi sadece bir posta memuru veya posta kutusu kabul edenlere. Eyvahlar olsun Peygamberi sadece Nebi, yani haberci zannedip onun Resullüğünü, elçiliğini görmezden gelenlere. Sormak lâzım bu adamlara: A-caba bu âyette anlatılan peygambere karşı gelmek, peygambere isyan etmek ne anlama gelecektir? Ne diyecekler bu âyete? Bakın Rabbimiz diyor ki, “kim Allah’a ve peygambere isyan e-derse. Yani Allah’ın dediklerini dinlemeyerek ve de peygamberin sünnetine, uygulamalarına, örnekliliğine karşı gelirse o mutlaka cehenneme gidecek ve ebediyen oranın konuğu olacaktır.”