Cuma Suresine Dön

Cumaالجمعة

10. Ayet

10Cuma Suresi

فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Namaz bittiğinde yeryüzünde yayılın/dağılın. Allah’ın lütuf ve ihsanından arayın. Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

10. “Namaz bitince yeryüzüne yayılın; Allah’ın lütfundan rızık isteyin; Allah’ı çok anın ki saadete erişesiniz.” Âyetin anlamı, namaz biter bitmez hemen turlar düzenleyin değildir. Bu alış-veriş yasağının bitişinin beyanıdır. Artık Allah’ın fazlından, kereminden rızık aramanızda sizin için bir sakınca yoktur. Tıp-kı ihramlıyken avlanma yasağı içinde olan Müslümanlara, ihramdan çıkınca artık avlanın şeklindeki beyanı gibi... Dağılın, Allah’ın dininin yüceliğiyle yücelmek, Allah’ın zikriyle yücelmenin devamını kazanmak üzere, ilim talebine gitmek, bir Müslümana âyet ve hadis anlatmak, bir hasta kardeşinizin ziyaretine gitmek veya bir Müslümanın defin ve teçhizinde bulunmak gibi dağılın. Çoluk-çocuğunuzun rızkını Allah’ın fazlından aramaya dağılın. Hutbede öğrendiğiniz Allah’ın dininin tüm dünyaya yayılması için çaba sarf etmeye dağılın. Duyduğunuz, öğrendiğiniz âyetleri Allah kullarına öğretmeye, anlatmaya gidin. Allah’ı çok çok zikredin. Hayatınızın her bir konumunda sizden istediği kulluk birimleriyle Rabbinizi hatırlayın. Rabbinizin âyetlerini, kitabını, kulluk maddelilerini hatırınızda canlı tutun. Yolunuzu hep Rab-binizle bulun. Rabbinizi gündeme alın, Rabbinizin istediği kulluğu hep gündeminizde tutun. Allah bizden gündem istiyor. Kendisini gündeme almanızı istiyor. Başkalarını gündeme aldığımızdan çok O’nu gündemimize almamızı, daha çok O’nu konuşmanızı, daha çok O’nu övmenizi, daha çok O’nun âyetleriyle meşgul olmanızı istiyor. Siyasetinize Allah hakim olsun, Ekonominize Allah hakim olsun. Kılık-kıyafetinize, eğitiminize, hukukunuza, evlenmenize, boşanmanıza, ölümünüze, diriminize, gecenize, gündüzünüze ve tüm hayatınıza Allah hakim olsun istiyor. Allah bizden kendisini, Kitabını ve elçisini gündeme almamızı istiyor. Zikir budur zaten. Allah bizden zikir istiyor. Allah’la, Allah’ın diniyle şereflenmek, Allah’ın kitabını gündem yapmak ve tüm dünyada Allah’ı tanıtmak üzere bir savaşın içine girmek. İşte zikir budur. Umulur ki böylece felâha erersiniz, dünyanız da, âhiretiniz de güzel olur. Cuma namazını kılın ve Allah’ı çok çok zikredin. Namazda aldığınız mesajı namaz sonrası hayatınızda unutmayın. Hayatınızı namazınız düzenlesin. Namaz kaynaklı bir hayat yaşayın. Namazınızla hayatınız doğru orantılı olsun. Cuma hutbesinde size intikal ettirilen Allah zikrine, Allah programına riâyet ederek bir hayat yaşayın. Umulur ki o zaman felâha erersiniz. Umulur ki o zaman kurtulanlardan olursunuz. Umulur ki o zaman dünyanız da, âhiretiniz de güzel olur. Bu âyet Cuma gününün tatil edilmesini emreden bir âyet değildir. İslâm’da böyle zarûrî bir tatil emri yoktur. Hristiyanlar pazar gününü, Yahudiler de Cumartesi gününü tatil ilân etmişlerdir. Âyette böyle bir emir olmadığı halde eğer günümüzde ihtiyaç olarak Müslümanlar için bir tatil günü zarureti doğarsa, elbette tüm Müslümanların bu fârizayı rahat bir şekilde yerine getirebilmeleri için bu Cuma günü olacaktır. Ama Müslümanlar egemenliklerini kaybedip esir konuma düştükleri için bu konuda söz hakları yoktur. İşte görüyoruz, Hristiyanlar kendileri, kendi ülkelerinde inançları gereği kutsal kabul ettikleri pazar gününü tatil yaptıkları gibi, hâkimiyetleri altında bulundurdukları tüm ülkelerde de bunu kabul ettirmişlerdir. Halbuki bu ülkelerin çoğunda Hristiyan nüfus ya hiç yoktur, ya da yok denecek kadar azdır. Yahudiler Filistin’de Yahudi devletini kurar kurmaz, ilk iş olarak pazarı tatil günü olmaktan çıkarıp cumartesiyi tatil olarak ilân etmişlerdir. Onlar Yahudi, onlar Hristiyan da biz neyiz bilmem? Her ikisinin tatilini tatil kabul ettiğimize göre, herhalde yarı Hristiyan yarı Yahudi bir toplumuz biz. Rabbim bize şuur versin ve bir an evvel Allah zikri, Allah kitabı istikametinde bir hayata, kendimize ait olan bir programa kavuşmuş olalım.