7. “Yaptıklarından ötürü, ölümü asla dileyemezler. Allah, zalimleri bilendir.” “Hayır hayır, onlar inanmayanlardan daha çok dünyaya bağımlıdırlar. Onlar inanmayanlardan daha çok ölümden korkmaktadırlar. Elleriyle işledikleri suçlar yüzünden onlar hiçbir zaman ölümü temenni edememektedirler. Elleriyle işledikleri günahlar yüzünden onlar asla ölmeyi istemektedirler. Çünkü ölümleriyle birlikte nereye gideceklerini çok iyi biliyorlar. Öldükten sonra nasıl bir hayatın kendilerini beklediğini iyi biliyorlar. Bundan dolayıdır ki Allah yolunda savaşı göze alamamakta ve başkalarının vesâyeti altında zillet içinde bir hayatın adamı olmaktadırlar.” Sadece onlar değil, Müslümanlar arasında da kendilerinin, kendi gruplarının kesin cennetlik olduklarını iddia edenlerin de dünyaya çok bağlı olduklarını, ölümden korktuklarını görüyoruz. Evleri, ölümsüz evler; eşyaları, ölümsüz eşyalar; hayatları, ölümsüzlük üzerine bina edilmiş. Dünya meliklerinin, dünya zalimlerinin karşısında o kadar acizler ki, en küçük bir kıyamı bile göze alamıyorlar. Allah’ın dostları olduklarını iddia ettikleri halde dinlerini, inançlarını ortaya koyma cesaretinden çok uzaklar. Biz Müslümanız deme cesaretini bile gösteremiyorlar. Halbuki bu konuda Allah’ın yasası şöyledir: Cennete yalnızca Allah’a teslim olup, O’nun arzuları istikâmetinde yaşayanlar girecektir.