Duhan Suresine Dön

Duhanالدخان

18. Ayet

18Duhan Suresi

اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ

(Demişti ki:) “Allah’ın kulları (olan İsrâîloğulları)nı bana geri verin. Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir resûlüm.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

17,18. “Andolsun ki, onlardan önce, Firavun milletini denemiştik. Onlara gelen değerli bir peygamber demişti ki: “Ey Allah'ın kulları! Bana gelin, doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. “ Onlardan önce, sizden önce Firavun toplumu da imtihana konu edildi. Sizden önce Allah aynen sizin gibi onları da denedi. Düşünün, Firavun toplumu dünyanın en büyük gücüne, en büyük ordusuna ve medeniyetine sahip bir toplumdu. Aynen şu anda size olduğu gibi, bu güçlü topluma da Allah elçi göndermişti. Firavun toplumuna da Allah’ın uyarıcı elçileri gelmişti. Allah’ın kerîm elçileri, Allah’ın kendilerine ikramlarda bulunduğu, kendi bilgisiyle kendilerini şereflendirdiği apaçık, ayan beyan elçileri gelmişti. Mûsâ (a.s) gelmişti onlara. “Ey Allah’ın kulları! Ben size Rabbiniz tarafından gönderilmiş bir elçiyim! Rabbiniz sizi benimle uyarmak için gönderdi. Gelin beni dinleyin, benim size gösterdiğim biçimde Rabbinize kulluk yapın, kurtulursunuz,” diyordu. Firavuna da: “Ey Firavun! Şu köleleştirdiğin, şu kanlarını emip, alın terlerini istismar ettiğin insanları bana bırak. Artık bu Allah kullarını haksız yere kendi kulluğunda kullanmaktan vazgeç. Artık onlar üzerinden elini çek, Allah’ın kullarına zulmetmekten vazgeç. Onların erkeklerini öldürüp kadınlarını kullanmaktan, erkeklerini en zor işlerde çalıştırıp kadınlarını hayâsızlaştırmaktan vazgeç. Allah’ın hür olarak yarattığı bu insanlara sahiplenmekten vazgeç. Onlar üzerinde Rab-leşmeyi bırak. Onlar üzerinde ilâhlık pozları oynamayı bırak. Onları Rabblerine kulluktan koparıp kendi kanunlarına itaate zorlayarak tanrılık iddiana bir son ver. Ben Allah’ın elçisiyim. Allah beni onları senin zulmünden kurtarmak üzere görevlendirdi. Onları bana ver, ben onlara Rabblerinin yasalarını uygulayacağım. Onları Rablerine kulluğa götüreceğim. Yâni ey Firavun şunu iyice bil ki, ben onları senden, senin egemenliğinden kurtardıktan sonra onlar üzerinde kendi hegemonyamı kuracak ve onları kendime kul-köle edinecek değilim. Ben kendim adına hareket eden birisi değilim. Ben senin de, benim de Rabbim olan Allah tarafından görevlendirildim. Onların da, senin de hayatına karış-ma konusunda Allah beni sözcü seçti. Benden şüphelenmenize gerek yok, ben sizler için emin bir elçiyim. Bu Allah kullarını bana verin, siz de o Allah’a kul olun. Hz. Mûsâ Firavunu ve çevresindekileri imana dâvet eder. “Eğer iman ederseniz, bu Allah kullarını bana verin, götüreceğim onları,” der. Öyleyse peygamber yolunun yolcuları olarak biz de bunu tüm tâğutlara ve çevresindekilere diyeceğiz. “Gelin Allah’ın kullarına karşı İlâhlık taslamaktan vazgeçin. Gelin Allah kullarını Rabblerinin yasalarına itaatten koparıp kendi yasalarınızın kulu-kölesi yapmayın. Gelin yeryüzünde tanrılık taslamaya kalkışmayın. Hakkınız yoktur buna. Gelin siz de Allah’ın emirlerine teslim olun, Allah’ın kullarını da Allah’a kul olma konusunda engellemeyin. Verin o Allah kullarını bize, biz onlara Allah’ın belirlediği yasaları uygulayacağız,” diyelim inşallah. Onları aldıktan sonra kendi hegemonyamızı kurup, bu defa da onları kendimize kul-köle edinme niyetinde olmadığımızı, aksine bizim kendimizin de Allah’ın kulu olduğumuzu, Allah’ın yasalarına teslim olduğumuzu ısrarla vurgulayalım ki, bizden şüphelenmesinler inşallah. Böylece hem köleleri uyaralım, hem de onları köleleştiren tâ-ğutları birlikte uyaralım. Kölelere, “siz Allah’ın kullarısınız! Sizler Allah’ın hür yarattığı kullarısınız! Siz köle değilsiniz! Siz Allah’ın kullarısınız. Sahibiniz, yaratıcınız O’dur. Allah’tan başkasına kulluk yapamazsınız! Sizi yaratanın yasalarından başka yasaların kulu olamazsınız! Sizin gibi acizlerin yasalarına kulluk yapamazsınız! Çünkü sizin sahibiniz olan Allah, sizin kulluk yapacağınız bir yasa belirlemiştir ve Allah’tan başka size yasa belirleme hakkına sahip hiçbir varlık yoktur!” diyelim. Onları böylece uyarırken, beri tarafta Allah’ın kullarına yasa belirlemeye ve onları kendilerine kul-köle edinmeye çalışan tüm tâğutlara da, “vazgeçin, bu sizin hakkınız değildir! Allah’ın kullarına zulmetmeyin!” diyelim. Tıpkı Hz. Mûsâ’nın Firavun’a dediği gibi: