25,27. “Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nîmetler bırakmışlardı.” Onlar nice bağları, bahçeleri, nice ekinleri, nice köşkleri sarayları, eğlenip keyif çattıkları nice nîmetleri terk edip gittiler. Nice imkânları, nice konumları geride bıraktılar. Müslümanları takip etmek için Firavun tüm ordusunu, tüm kumandanlarını ve yardımcılarını alarak yola koyulmuştu. Korkaklardı, çünkü dünyanın en büyük gücüyle sa-vaşacaklarmış gibi hazırlık yaparak yola düşmüşlerdi. Ama elbette senaryoyu yazan Allah’tı. Yâni onları yola çıkaran Allah’tı. Gece Müs-lümanların kaçtığını duyunca hemen hazırlık yapıp şehirlerini, evlerini, bağlarını, bahçelerini, köşklerini, saraylarını terk edip arkalarından yola çıkardı Allah onları. İşte Allah yasasını böyle işletir. İşte Allah şartları böyle hazırlar. Adamların hiçbir şeyden haberleri yoktu. Başlarına gelecekleri nereden bilebilirlerdi? Güya kendi hesaplarına göre Müslümanları yok edeceklerdi. Çünkü Müslümanlar azınlıktaydı, güçleri, silahları, yardımcıları yoktu. Sadece küçük bir çıbandı onlar ve ezerek yok edeceklerdi onları. Gariban Müslümanları yok ederek tüm dünyaya karşı süper güçlerini göstereceklerdi. Ama gördünüz ki tam aksi oldu. Tüm dünyaya başka bir ibret dersi verdi hainler. Allah’la savaşılamayacağının, Allah’la baş edilemeyeceğinin, Müslümanların yalnız olmadığının ibretini veriverdiler tüm gelecek nesillere. Verdiler ama, hâlâ bundan ibret almayan akılsızlar vardır bugün. Onlar da Allah’la savaşarak, Allah’ın sistemine karşı savaş açarak, Allah’ın kullarını yok etmeye çalışarak aynı yere gitmek ve aynı âkıbeti tatmak istiyorlar. Allah böylelerine akıl versin, şuur versin inşallah. Rabbimiz bu âyetiyle dün Mekke’de Rasulullah Efendimizle savaşa tutuşmuş müşriklere ve kıyâmete kadar Allah yasalarıyla savaşa tutuşmuş kâfirlere şunu hatırlatıyor: “Bakın ey kâfirler! Ey zalimler! Sizden çok daha güçlü olanları bile benimle, dinimle, elçilerimle savaşa tutuşunca ben ne yaptımsa, onları nasıl helâk ettimse, kesinlikle bilesiniz ki, sizin âkıbetleriniz de onlarınkinden farklı olmayacaktır. Bu gerçeği iyi anlayın ve ona göre kendinize çeki düzen verin.” Evet, boğulup gittiler denizde de, tüm mallarını mülklerini, evlerini-barklarını, tüm nîmetlerini terk edip, geberip gittiler.