Duhan Suresine Dön

Duhanالدخان

48. Ayet

48Duhan Suresi

ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِه۪ مِنْ عَذَابِ الْحَم۪يمِۜ

Sonra başından aşağı kaynar suyun azabından dökün.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

47-50. “Suçluyu yakalayıp, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün” denir, sonra ona: “Tat bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir” denir.” Onu tutunuz. Yakalayınız o günâhkarı de cehennemin ta ortasına atınız. Cehennemin ta ortasına sürükleyiniz. Sonra da onun başı üzerine hamim dökünüz. Hamim, kaynar su ya da maden demektir. Onun başının üzerine binlerce derece kaynatılmış maden eriyiği dökünüz. Sonra da deyin ki ona: “Bak bakalım bunun tadına. Tat bakalım haydi bunun tadını. Haydi zevk al bakalım bundan!” Azaplar içinde kıvranan kâfirin ruhunu rencide edici, gururunu kırıcı bir ifade. Haydi ezil, haydi alçal bakalım. Dünyada izzet ve şeref sevdalısıydın. Malınla, mülkünle, dükkanınla, tezgahınla, çoluğunla, çocuğunla, saltanatınla, devletinle Allahlık iddiasına soyunuyordun. Benim hiçbir şeye ihtiyacım yoktur. Benim ne Allah’a, ne Allah’ın dinine, ne Allah’ın kitabına, ne Allah’ın yasalarına ihtiyacım yoktur. Benim aklım, mantığım, keyfim vardır. Hayatımı nasıl düzenleyeceğimi, mala bakışımı, hayata bakışımı, kadına, kazanma-harcamaya bakışımı nasıl ayarlayacağımı, nasıl giyineceğimi, neleri yiyip-içeceğimi ben kendim de bilirim. Nasıl bir hayat yaşayacağımı ben kendim de bilirim, diyerek İlâhlık iddiasında bulunuyordun. Günâh nedir bilmiyordun. Günâhlarınla böbürleniyordun. Kâfirliğinle övünüyordun. Müslümanlara zulmediyordun. Rabbim Allah diyenleri takibe alıyordun. Onlar için dosyalar hazırlıyordun. Onlara hayat hakkı tanımıyordun. Onların Rabblerinin istediği biçimde Müslü-manca bir hayat yaşamalarına engel olmaya çalışıyordun. Bu konuda yasalar çıkararak kulluklarını engellemeye çalışıyordun. Hayatına Allah’ı karıştırmayarak kendi kendine hayat programı yapmaya çalışıyordun. Hayattan Allah’ı diskalifiye etmeye çalışıyordun. Tâğutluk yapıyordun. Allah karşısında bilgi iddiasında bulunuyordun. “O bilirse ben de bilirim! O böyle diyorsa ben de şöyle diyorum!” diyordun. Allah karşısında güç iddiasında bulunuyordun. “Onun Cehennemi varsa be-nimde hapishanelerim var! Onun melekleri varsa benim de askerlerim var! Benim de avenem var!” diyordun. Toplumun en değerlisiydin, Herkes sana saygı duyuyordu. Herkes senin önünde eğiliyordu, eğdiriyordun insanları önünde. Herkes çevrende pervane olsun istiyordun. Haydi tat bakalım şimdi bu horluk hakirlik azabını,” diyecek Rabbimiz onlara.