Duhan Suresine Dön

Duhanالدخان

59. Ayet

59Duhan Suresi

فَارْتَقِبْ اِنَّهُمْ مُرْتَقِبُونَ

(Öyleyse) gözetle. Onlar da gözetlemektelerdir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

58,59. “Ey Muhammed! Biz, öğüt alırlar diye, Kur’-an’ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.” İnsanlar öğüt alsınlar, insanlar onunla yol bulsunlar, hayat programlarını ona sorsunlar ve hayatlarının tüm problemlerini onunla çözümlesinler ve de sonunda cennete, Allah’ın lütfuna ulaşsınlar diye biz bu Kur’an’ı senin lisânında kolaylaştırdık, diyor Rabbimiz. Bu kitap Rasulullah Efendimizin dilinde kolaylaştırılmıştır. Okunması kolay, öğrenilmesi, anlaşılması, ezberlenmesi, uygulanması, yaşanması kolay, istediği hayat kolay, her şeyi çok kolaydır. Allah onu bizim için kolaylaştırmıştır. Belki onu zikrederler, zikir haline getirirler, hatırlarlar, kafalarında, kalplerinde canlı tutarlar da hayatlarını onunla düzenlerler diye. Belki onu tezkira yaparlar, kafalarında kalplerinde hayat programı yaparlar da, haftalık ders programı gibi, günlük, aylık, haftalık sürekli bakılacak bir konuma getirirler diye Allah bizim için onu kolaylaştırmıştır. Kur’an öyle olmalıdır zaten. Kur’an anlaşılıp hayat onunla düzenlenecek ve kafalarda ve kalplerde canlı tutulacaktır. Çünkü hayat programıdır o. Ona bakılmadan, ona sorulmadan hayat yaşanmamalıdır. Çünkü bu kitap hayatımızın her bir saniyesinde bize yol gösterecek bir kitaptır. Allah, “biz onu sizler için kolaylaştırdık,” diyor ama unutmayalım ki ona yönelenlere kolaydır bu kitap. Onunla ilgilenenlere kolaydır. Ona yönelenlerin hayatları kolaylaşacaktır. Öyleyse ey peygamberim, sen bekle, onlar da beklemektedirler. Öyleyse ey peygamber yolunun yolcuları, sizler bekleyin, onlar da beklemektedirler. Neyi bekleyeceğiz? Yeryüzünde bu kitabın varlığına rağmen, hayat programı olarak, hidâyete ulaştırıcı, hakkı beyan edici, cenneti gösterici olarak yeryüzünde böyle bir hidâyet kaynağı, böyle kolaylaştırılmış bir kitap olduğu halde yine de kâfirler olabilecektir. Yine de inanmayanlar olabilecektir. Onların yok olmalarını, helâk olmalarını, yerin dibine batırılmalarını hemen beklemeyeceğiz. Onlarla Allah’ın istediği biçimde diyaloglarımızı, uyarılarımızı sürdürecek ve kesinlikle bileceğiz ki, şartlar ne olursa olsun âkıbet muttakilerin olacaktır. Sonunda kazananlar, mutlaka muttakiler olacaktır. Bunu hiçbir za-man hatırınızdan çıkarmayın, diyor Rabbimiz. Onlar da beklesinler, sen de bekle, ama şunu asla unutmayın ki, son kazanan mü’minler olacaktır. Son kazananlar Allah safında yer alanlar olacaktır. Bu sûrenin de sonuna geldik. Rabbim gereği gibi iman edip sâlih ameller işleyen kullarından eylesin. 15. ciltte buluşmak üzere Allah’a emanet olun. Velhamdü lillâhi Rabbil’âlemîn.