8. “O’ndan başka İlâh yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz önceki babalarınızın da Rabbidir.” Kendisinden başka İlâh da, kendisinden başka kendisine kulluk yapılacak da yoktur. Kendisinden başka sözü dinlenecek hatırı kazanılacak varlık yoktur. O, öldüren ve diriltendir. Hayat veren O’dur, hayatın sahibi O’dur ve zamanı gelince de verdiği o hayatı geri alacak olan da O’dur. İlâh olanın, sözü dinlenecek olanın yaratıcı ve öldürücü olması gerekir. İlâh olanın, iradelerimizi kendisine teslim edip çektiği yere gitmemiz gereken varlığın yaratıcı olması gerekir. Madem ki bizi yaratan, şu anda varlığımızı kendisine borçlu olduğumuz, sonunda da bizi öldürüp huzuruna çağıracak olan O’dur, öyleyse başkalarına niye minnet edelim? O’ndan başka kime minnet borcumuz olabilir ki bizim? Hayatımız O’ndan, ölümümüz O’ndan, aklımız, bilgimiz, fırsatımız, imkânımız her şeyimiz O’ndandır. Tabii, sadece bizim dirilişimiz ve ölümümüz değil, göklerde ve yerdeki tüm dirilişler, tüm dirilikler, piyasanın dirilişi ve ölüşü, tabiatın dirilişi ve ölüşü de O’ndandır. Öyleyse sözü dinlenecek, arzularına itaat edilecek, yasaları hayat programı kabul edilecek, kitabı uygulanacak, darda kalınca kendisine imdat denilecek tek varlık O’dur. O Allah sadece sizin değil, aynı zamanda sizden önceki atalarınızın da Rabbidir. Sizden öncekilerin de Rabbi, onları da yaratan, onları da yaşatan ve öldüren, onlara da dönemlerinde vahiy göndererek hayat programlarını belirleyendir. Atalarınızın bunu anlayamayarak O’ndan başkalarına kulluk etmiş olmaları asla bu gerçeği değiş-tirmez. Onların bu yanlışları sizin için asla delil teşkil etmez. Onların da, sizin de Rabbiniz ve İlâhınız Allah olduğu halde, bu zavallı insanlar bu gerçekten habersiz bir vaziyette şek ve şüphe içinde kıvranıp durmaktadırlar: