En'âm Suresine Dön

En'âmالأنعام

110. Ayet

110En'âm Suresi

وَنُقَلِّبُ اَفْـِٔدَتَهُمْ وَاَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِه۪ٓ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ۟

İlk defa iman etmedikleri gibi (yine inanmasınlar diye) kalplerini ve gözlerini ters çeviririz. Ve onları azgınlıkları içinde bocalar vaziyette bırakırız.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

110. Onların kalplerini, gözlerini ona ilk defa inanmadıkları gibi çeviririz; onları taşkınlıkları içinde şaşkın şaşkın bırakırız. Onların kalplerini ilk defa inanmadıkları gibi çeviririz de onları azgınlıkları içinde bocalar vaziyette bırakıveririz. Biz biliriz iddialarında şaşkın bir vaziyette dolaşır bırakıverdik onları. Yâni Allah yeryüzünü hiç bir zaman âyetsiz, vahiysiz bırakmamıştır. Hz. Âdem’den bu yana sürekli peygamberler göndermiş ve sürekli âyetler göndermiştir. İnsanlık tarihinin hiç bir dönemi kitapsız, sahifesiz ve vahiysiz kalma-mıştır. Peygambersiz, vahiysiz, kitapsız bir dönem düşünmek mümkün değildir. Bir başka deyişle insanlık sürekli Cenâb-ı Hakkın ortak bir rahmetine, ortak bir nîmetine lâyık olagelmiştir. Rahmeti bol olan Rabbimiz bu insanların bu vahye lâyık mı, değil mi olduklarına bakmadan, bu nîmete ehil mi, değil mi olduklarını hiç hesaba katmadan, her dönem insan topluluklarına mutlaka peygamber göndermiştir. Ve onlara bu peygamberleri vasıtasıyla mesajını, vahyini, muhtaç oldukları hak bilgisini ulaştırmıştır. Bu insanlar kendilerine gönderilen bu peygamberi ve onun getirdiği mesajı kabullenmişler veya reddetmişler, bu ayrı bir problemdir. Şimdi o konuya giremeyiz. Rabbimizin büyük lütfu böylece gerçekleşmiştir. Şimdi düşünmemiz lâzım: Acaba Rabbimiz bize böyle bir lütufta bulunmamış olsaydı, bize kulluğumuzu anlatan böyle bir kitap göndermemiş ve “ne yapın, yapın beni bulun! Beni bilin! Ve beni razı edecek kulluklar yapın!” buyurmuş olsaydı ne yapardık? Ne ederdik sorusunun cevabını bulabilirsek, o zaman Rabbimizin bize ulaştırdığı bu mesajın, bu kitabın değerini anlayabiliriz. Rabbimiz rahmeti gereği biz kullarına sürekli kitaplar ve âyetler gönderdiği halde, bu insanlar bu kitaplara, bu âyetlere inanmama konusunda sabitleştiler ve Allah da bu konuda işte bu yasasını koyuverdi. Zaten onlar inanmaktan yanaydılar, oylarını inkârdan yana kul-landılar; Rabbimiz de onların inanmamalarını, küfürlerini ve şirklerini kesinleştirmelerini onayladı. Allah onların küfürlerini, şirklerini onayla-dı, böylece onlar azgın bir hayatın insanı oldular. Küfür ve şirk içinde şaşkın şaşkın yaşadıkları bir hayatı bitirirlerken, ateşin, cehennemin onları beklemekte olduğunun farkında değildirler.
En'âm Suresi 110. Ayet | Tevhid Meali