En'âm Suresine Dön

En'âmالأنعام

118. Ayet

118En'âm Suresi

فَكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ بِاٰيَاتِه۪ مُؤْمِن۪ينَ

(Müşriklerin sizleri şüpheye düşürmek için, “Kendi elinizle kestiğinizi yiyorsunuz, ama Allah’ın öldürdüğünü yemiyorsunuz.” şüphelerine karşılık) şayet (Allah’ın) ayetlerine iman ediyorsanız Allah’ın adının anılarak (kesildiği) hayvanlardan yiyin.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

118. “Allah'ın âyetlerini inanıyorsanız, üzerine Allah’ın adı anılmış olan şeyden yiyin.” Allah’a, Allah’ın değer yargılarına, Allah’ın sizin adınıza aldığı kulluk maddelerine inanıyorsanız, üzerine Allah’ın adının anıldığı şeylerden yiyiniz. Eğer Allah’ın âyetlerini iman iddianız varsa, eğer o âyetlerin sizi Allah’ın tek Rab ve İlah oluşu gerçeğine götürdüğünü kabul ediyorsanız, böyle bir imanın, emanın altında, güvencesinde ol-duğunuzu iddia ediyorsanız haydi öyleyse Allah’ın adının anıldığı şeylerden yiyin. Yâni yemek olarak size sunulan, önünüze konulan şeyler eğer Allah adına, Allah’ın adıyla, Allah gündemde tutularak hazırlan-mış, getirilmiş, konulmuş, sunulmuş, ikram edilmişse ancak ondan yiyin. Değilse Onun adının anılmadığı, zikir konusu yapılmadığı, gündemde tutulmadığı şeylerden yemeyin. Bunu aşağıda gelecek 121. âyet şöyle anlatacak: “Üzerine Allah'ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin, bunu yapmak Allah'ın yolundan çıkmaktır. Doğrusu şeytanlar sizinle tartışmaları için dostlarına fısıldarlar, eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz müşrik olursunuz.” En’âm 121) Öyleyse, buraya kadar anlatılanları anladıysan, haydi ancak Allah’ın adının anıldığı, Allah adının gündemde tutulduğu şeylerden yiyin. Eğer Allah’ın âyetlerine inandığınızı iddia ediyorsanız. Eğer si-zin imanınızı, düşüncenizi, bakışınızı, eylemlerinizi, hayatınızı Allah’ın âyetleri düzenliyorsa böyle yapmak zorundasınız. Hakem olarak, ha-kim olarak, Rab ve İlah olarak Allah size haber veriyor. Benim adım gündemde tutularak hazırlananlardan yiyin. Peki acaba bu koyunun, ya da sığırın kesimi esnasında besmele çekilmeyi mi anlatır? Evet, ayan beyan öyledir. Ama işi biraz da-ha genellersek; eğer bir şey yama konusuysa, sizin içinse, önünüze getirilmişse, ister kendiniz hazırlamış olun, isterse birileri sizin için hazırlamış olsun, onun orada var kılınması, önünüze konulması Allah namı hesabına değilse yemeyin ondan. Yâni onun ikramı Allah’tan dolayı değilse kesinlikle yemeyin onu. Neyi yiyeceğiz, neyi yemeyeceğiz? Bu konuda bir probleminiz varsa, elbette bunu en iyi bilen Allah bakın şöyle buyuruyor: Kesilen hayvanlardan üzerine besmele çekilmiş, yâni Allah adına, Allah namına, Allah için, Allah’ın rızasına uygun olarak kesilmiş olanlardan yiyin eğer mü'min iseniz. Eğer Allah’a teslim olmuş, O’nun yasalarına, O’nun değer yargılarına, O’nun sizin adınıza aldığı kulluk maddeleri-ne teslim olmuşsanız Allah’ın dediğini temel kabul edin, mutlak doğru bilin. Rabbimiz bu konuda, her konuda benim dediğim geçerlidir buyuruyor. Ben benim dediğim gibi isterim buyuruyor. Hayata tek yet-kili benim diyor. Benden başka hayatınıza karışacak yoktur diyor. Ve bunun bir açılımı olarak da; buyurun işte hayvanlar, işte yiyecekler. Eğer ben dedi diye sofranızda var kılınmışsa bütün bunlar, haydi on-lardan yiyin. Eğer önümüze konanlar Allah adına, Allah adının gündemde tutulmasının sonucu ise ondan yiyeceğiz, değilse yasaktır. Önümüze konan hayvanlar eğer para adına, tâğutlar adına, putlar adına, birilerinin memnun edilmesi adına kesilmişse onlar yenmeyecektir. Aslında kesilen hayvanlar açısından Allah adına kesilenlerle başkaları adına kesilenler arasında bir fark yoktur. Fark bizde olacaktır. Biz Allah dedi diye, Allah böyle istedi diye birisini kabul edip diğerini reddedersek o zaman kul olacağız. Yaptığımız bu eylem bizim adımıza kulluk olacaktır. Çünkü bizim hareket noktamız Allah’ın rızasıdır. Bizim tüm eylemlerimizin tek yaptırıcısı Allah’tır. O yap derse yaparız, yapma derse terk ederiz. İşte böyle yapan kişiye müslüman denir. Tümüyle iradesini Allah’a teslim eden kişi müslümandır. Yok eğer Allah’a değil de şeytanlara teslim olduysanız, o zaman onların vahiylerini uygularsınız. Önceki âyetlerde anlatmıştı Rab-bimiz, şeytanlar da farklı vahiylerde, farklı yorumlarda bulunuyorlardı. Diyorlardı ki insan ve cin şeytanları; Nasıl oluyor da Allah’ın öldürdükleri yenmiyor da bizim kestiklerimiz yeniyor? Nasıl oluyor da vadesiyle ölen, yâni Allah’ın öldürdüğü hayvanlar yenmiyor da, bizim kesip öldürdüklerimiz yeniyor? diyorlardı. İşte bu konuda onların değer yargıları, onların vahiyleri buydu. Şeytanlar da bu vahiylerini, bu yorumlarını insanlara ulaştırmaya ve insanları etkilemeye çalışıyorlardı. Nelerin yeneceği, nelerin yenmeyeceği konusunda şeytanların da vahiyleri vardır. Ama hayatını Allah’ın değer yargılarına göre yaşamaya karar vermiş Müslüman ne Mecusilerin, Mecusi şeytanlarının, ne müşrik şeytanların, ne hıristiyan ve yahudi şeytan dünyanın vahiylerine kulak vermeyecektir. Müslüman sadece Allah vahyine kulak veren insandır. Kim ne derse desin önemli olan Allah’ın helâl dedikleri helâldir, haram dedikleri de haramdır. Bir önceki âyette de ifade ettiğimiz gibi haramı ve helâli belirleme hakkı sadece Allah’a aittir başka hiç kimsenin bu konuda söz söyleme hakkı yoktur. İşte bu konuda tek yetkili makam diyor ki; üzerine besmele çe-kilmiş hayvanları yiyin. Öyleyse kesilen hayvan üzerine besmele çekilerek kesilmiş, Allah adına, Allah’ın meşru gördüğü bir biçimde kesilmişse o hayvan helâldir, değilse o hayvan haramdır. "O size ölü hayvan etini, kanı, domuz etini, ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvan etini haram kılmıştır." (Bakara 173) Helâl olan şeyler çoktur. Onun için helâller tek tek sayılmaz. Ama buna mukabil haramlar az olduğu için isimleri tek tek belirtilir. Yâni haramlar sayılır ve haram olduğu belirtilenlerin dışında kalan ların hepsinin helâl olduğunu anlarız. Onun içindir ki bir şeyin helâl oluşuna delil istemez, haram oluşuna delil istenir. Bakın burada sayılan haramlar şunlardır: 1- Meyte yâni lâşe. Kendiliğinden ölmüş veya şer’î bir usulle kesilmemiş hayvanlar lâşe hükmündedir ve yenmez. Yâni Müslüma-nın besmele çekerek veya ehl-i kitabın kestiklerinin dışındaki hayvanlar haramdır. 2- Kan necistir ve yenilmesi haram kılınmıştır. Ancak bu âyette sadece kandan genel olarak söz edilmiştir. Fakat En’âm sûresinde bu konu biraz açıklığa kavuşturulmuştur. "Akan kan size haram kılındı." (En’âm 145) Buyurulmaktadır. Öyleyse haram olan akan kandır. Değilse et ve kemik içinde kalan kan haram değildir. Bir de Rasulullah’a izâfe edilen ama kimilerince zayıf kabul edilmiş bir hadis-i şerifte: "Benim için iki ölü ve iki kan helâl kılındı.” İki ölü, balık ve çekirge, iki kan ise dalak ve karaciğerdir. 3- Domuz eti haramdır. Domuzun sadece eti değil yağı, kılı, derisi, kemikleri her şeyi haramdır. 4- Allah’tan başkaları adına kesilen hayvan da haramdır. Meselâ filan türbede filan kişi adı zikredilerek veya işte başkan için, bakan için, reisi cumhur için diyerek bunların adına kesilen hayvanlar haramdır. Allah için ve Allah’ın meşru gördüğü bir niyetle kesilen hay-vanlar keserken de Allah adı anılarak kesilirse bu haram değildir. "Ama her kim de mecbur kalır ve yemediği takdirde öleceği muhakkak olursa" "Başkasının hakkına tecavüz etmediği sürece" Yâni kendisi gibi zaruret içinde bulunan diğer birisinin ölümünü önleyecek kadar elinde bulunana saldırmamak ve onun ölümüne sebep olmamak kayd u şartıyla bir. Bir de: "Taşkınlık yapmadığı sürece." Yâni ölmeyecek kadar yediği, zaruret ölçüsünden fazlasına uzanmadığı müddetçe. "Ona da bir günah yoktur. Çünkü Allah bağışla-yandır, merhamet edendir." Böyle darda kalmış, zaruret içinde bulunan kimse için bunlar-dan hangisini bulursa zaruret miktarı, yâni diri kalacak kadar, ölme-yecek kadar yemesinde bir beis yoktur. Hani fıkıhtaki: "Zaruretler haram olan şeyleri mubah kılar." Hükmü işte bu âyetin mânâsını içerir. Besmeleyle alâkalı fakihlerimizin ifadesine göre; yenmesi haram olan hayvanlar şu şekilde özetlenmiştir: Allah adından başkaları için, Allah’tan başkalarını tazim ve ululamak için onlar adına kesilen hayvanlar kesinlikle yenmez. Bile bile besmele terk edilirse o hayvan da yenmez. Ama fakihlerimizden bazıları eğer kesen Müslüman ise zaten onun hayatında Allah vardır, binaenaleyh kesim esnasında ister besmele çeksin isterse çekmesin bu hayvanın yenebileceğine hükmederlerken, bazıları da besmele çekilmeyen hayvanın yenmeyeceğine hükmetmektedirler. Bazıları da eğer bir Müslüman unutarak besmeleyi çekmemişse bu hayvanın ye-nileceğine hükmetmişledir. Lâkin burada şunu ifade edelim ki, tüm amellerde niyet çok önemlidir. Yâni yapılan bir amelde o amelin yaptırıcısı çok önemlidir. Yaptırıcısı İslâm olmayan her şey İslâm’da bâtıldır. Unutmayalım ki yarın her yaptığı iş konusunda sorulacak adama: Bu konuda Rab-biniz kimdi? denilecek. Bunu yaptıran kimdi sana? Neden kestin bunu? Kim adına kestin? Neden aldın bunu? Neden sattın? Neden yaptın bu işi? Kim dedi de yaptın? Ya Allah dedi de öyle yaptım! diyecek adam ya da işte bilmiyorum, Zerdüşt buyurdu da onun için yaptım! diyecek. İşte ihtiyacımdı ya Rabbi! Güzel görmüştüm ya Rabbi! Uygun bulmuştum ya Rabbi. Veya işte bunu Firavun adına yapmıştım, bunu toplum adına yapmıştım, bunu âdetleri memnun etme adına yapmıştım diyecek. Unutmayalım ki yaptırıcısı Allah olmayan her iş boştur. Allah adına yapılmayanlar ne adına ve kim adına yapılmış olursa olsunlar hepsi boştur. Hiç birisinin yarın Allah huzurunda karşılığını istemeye hakkımız olmayacak. Hattâ bir hadis-i kutsi’de mahza Allah-tan başkaları adına yapılanlar değil, Allah adına başkalarının da ortak edildiklerinin bile Rabbimiz tarafından kabul görmeyeceği anlatılır. Meselâ bir adam bir ameli yaparken hem Allah benden razı olsun, hem de başkaları beni beğensin diye yapmışsa, Allah’a başkalarını da ortak etmişse bu amel bile kabul edilmeyecektir. Çünkü Rabbimiz; ben ortaklıktan beriyim buyuruyor. Bir kul hem beni hem de benim dışımdakileri memnun etme adına bir amel işlemişse ben ondan da, onun bana ortak kıldıklarında da beriyim, o ameli bana değil ortağına aittir, karşılığını da ondan istesin buyuruyor. Meselâ bakın namaz, namaza kimse laf edemez değil mi? Bunun bile yaptırıcısı Allah değilse bu bile bâtıldır. Diz kireçlenmelerini önlemek için, jimnastik hareketi için kılınan namaz, yâni yaptırıcısı Allah olmayan namaz da bâtıldır. Öyleyse yaptırıcısı İslâm olmayan bütün eylemler bâtıldır. Öyleyse söyle diyelim. Firavunlar adına, tâğutlar adına kesilen bir hayvanın, yapılan bir amelin başında bin besmele çekilse bile yine de bu boştur. Zaten bu tür eylemlerin başında besmele çekmek Allah’a yol göstermek, Allah’a akıl vermek anlamına geleceği için, ya da meşru olmayan bir niyete Allah’ı karıştırma anlamına geleceği için Al-lah’a yapılmış en büyük bir iftira olacaktır. Birilerini ululamak adına, birilerinin şerefini yüceltmek adına veya putlar adına kesilen bir hayvanın kesimi esnasında bin besmele çekilse bile bu hayvan asla yen-meyecektir. Ve bu kesim işini yapan kişiye de besmele çekiyor denmeyecektir.