En'âm Suresine Dön

En'âmالأنعام

13. Ayet

13En'âm Suresi

وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

Gecede ve gündüzde yerleşmiş ne varsa hepsi O’nundur. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semî’ ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

13."Gecede ve gündüzde sakin olan her şey onundur. O işiten ve bilendir." Daha önceki âyette ifade edildi, göklerde ve yerde olan her şey O’nundur. Gecede ve gündüzde sakin olan her şey O’nundur. Du­ran yürüyen, gündüz görünen, gece görünen ne varsa her şey O’nundur. Zaman ve mekânın sahibi Allah’tır. Göklerin ve yerlerin sa­hibi, suyun, ateşin, havanın oksijenin sahibi elhamdülillah ki Allah’tır. Buna ne kadar hamd etsek azdır. Eğer bütün bunların sahibi Allah değil de başkaları olsaydı, meselâ bunların sahibi insanlar olsaydı ne olurdu bizim halimiz hiç düşündünüz mü? Ne yapardı bu insanlar bize? Gecede uyudun ver parasını! Gündüzü idrak ettin öde ücretini! Güneşten ısındın, güneşten aydınlandın çıkar parayı! Su içtin, ateşi kullandın sökül paraları! Hava yuttun, oksijen kullandın öde faturayı! Gölgede serinledin, bulutu kullandın çıkar parayı! Elmayı yedin, ar­mudu ısırdın ver ücretini! Evet eğer bütün bu nîmetler Allah’ın değil de başkalarının olsaydı işimiz bitikti. Meselâ bakın bir arkadaşımız basit bir hesap yapmıştı. Diyor ki eğer şu güneş olmasaydı ve şu anda güneşten aldığımız enerjiyi bir elektrik kurumundan parayla satın almak zorunda kalsaydık sadece bir tek dakika ısınabilmek için elektrik kurumuna 150 milyar lira öde­mek zorunda kalacaktık. Eğer elektrik kurumu tüm dünyamızı ısıtacak bir enerjiyi üretecek güçte olsaydı. Düşünebiliyor musunuz bir tek da­kika yaşayabilmek için 150 milyar. Var mı o kadar paranız? Elhamdü­lillah ki tüm bu mallar ve mülkler Rabbimizindir. Ve Rabbimiz o kadar merhametlidir ki, o kadar cömert ki kendisini inkâr edenlere bile bu nîmetlerini sunmaktadır. Eğer bütün bunlar insanların ellerinde ol­saydı, başkalarına zırnık bile vermezlerdi. Kimsenin kimseye faydası olmazdı. Şükürler olsun ki Rabbimiz bu konuda herkesi eşit yaratmış, kimseye yetki vermemiş. Evet her şey Allah’ındır. Tamam Allah’ın anladık da; “Bu Al­lah’ın bizden ne haberi olacak? Bizi nereden görecek? Bizi nasıl du­yacak?” demeyin, çünkü: "O her şeyi işiten ve bilendir." Ondan gizli kalacak ne bir söz, ne de bir hareket yoktur. Hal böyleyken, göklerin ve yerin sahibi Allah iken, beni yaratan, bana sa­hip olduğum her şeyimi lütfeden, beni sayısız rızklarla perverde eden Rabbim dururken: