En'âm Suresine Dön

En'âmالأنعام

160. Ayet

160En'âm Suresi

مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ اَمْثَالِهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Kim bir iyilikle (Allah’ın huzuruna) gelirse ona on katı karşılık verilir. Kötülükle gelene ise misliyle mukabele edilir. Onlar zulme de uğramazlar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

160. “Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz.” Öyleyse falanları, filanları araştırıp, falanlar iyidir, filanlar kötüdür diyerek insanların muhasebeleriyle meşgul olmaktansa kendi kendimizi sorgulamaya çalışmalıyız. Her zaman şöyle demek zorundayız: Müslümanlar iyidir. Müslümanlar iyi insanlardır. Müslümanlar iyi olmak zorundadırlar. Yeryüzünde Müslümanlardan daha iyi ve daha hayırlı bir varlık yoktur. Her ne kadar da şu anda yeryüzünde Müslümanlar kendilerini Rablerinin kitabından, peygamberlerinin sünnetin-den koparmaya çalışan idarecileri yüzünden, ülkelerindeki sahte tanrılar yüzünden kötü bir hayat yaşamak zorunda bırakılmışlarsa da onlar yine de yeryüzünün en iyi varlıklarıdır. Biz Müslümanlar iyi olmak zorundayız. Biz Müslümanlar düzelmek zorundayız diyelim ve kendimizi düzelmek için, çevremizdeki Müslüman kardeşlerimizi düzeltmek için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışalım. Bu konuda gecemizi gündüzümüze katarak bir çabanın içine girelim ki yaptıklarımıza karşılık Rabbimiz bire on mükafat versin. Bakın öyle diyor Rabbimiz: Kim bir iyilik yaparsa, kim ki bir ha-sene ortaya koyarsa, kim ki imandan kaynaklanan bir harekette bulunmuşsa ona onun on katı mükafat verilir. Allah bu kadar merhametlidir. Bir haseneye on hasene, bir iyiliğe on iyilik bulacaksınız. Sanki on tane hasene yapmış gibi karşılık verecektir Allah. İyiliğin kat sayısı farklıdır. Bire on. Bakın Bakara’da da Rabbimiz şöyle buyurur: “Allah, dilediğine daha da katlar. Allah’ın rahmeti geniştir. O her şeyi bilir.” (Bakara 261) Âyet-i Kerimede Allah yolunda infak edenlerin, Allah yolunda çalışmalar yaparak hayatlarını, zamanlarını, fikirlerini, kâlemlerini Al-lah’a adayanların sevaplarının kat kat artırılacağı anlatılıyor. Hattâ bir iyiliğin karşılığının yedi yüze kadar çıkartılacağına dair bir misâl veriliyor. Daha sonra bir amele verilecek mükafatın, o ameli işleyenlerin o ameli işlerken taşıdıkları ihlâs ve samimiyetlerine göre kat kat artırılacağı anlatılıyor. Yâni yapılan infakın, yapılan çalışmanın değeri, ya da karşılığında takdir edilecek mükafat o infakın, o çalışmanın, ferdin, toplumun ve ümmetin problemlerine, sıkıntılarına ne ölçüde çözüm getirdiğiyle orantılıdır. Yâni infaka, yapılacak güzel amellere takdir edilecek sevap, onunla giderilen ihtiyaçla orantılıdır. İnfak, infak edilen şeyin hacmi, azlığı çokluğuyla ilgili değildir. Yapılan amele takdir edilecek mükafat o amelin çokluğu azlığıyla sınırlı değildir. Bir çuval hurması olup da bunun yüz tanesini Allah yolunda infak eden kişiyle, bir tek hurması olup da ona ihtiyacı varken bölüp yarısını bir kardeşine infak eden kişi elbette bir değildir. Burada, mükafatın takdirinde azlık-çokluk değil, niyet ve giderilen sıkıntının türü önemlidir. Amelde niyet önemlidir. Niyeti en az olana yaptığının on katı ödenirken, niyeti daha güzel olana niyetinin güzelliği nispetinde bu mükafat artırılmaktadır. Öyleyse mü'minler infak için bir taneyi bile küçük görmemeli ve onu Allah adına harcamayarak Allah’tan kıskanmamalıdır. Elimde bir tanem var onu da Allah yolunda harcarsam, o da yok olup gidecek dememelidir. Allah için yapılacak en küçük hayırları bile küçük görerek onu Rabbinden esirgememeli, bir saniyesini bile boşa harcamamaya dikkat etmelidir. Evet Allah için yapılan iyiliklerin mükafatının katsayısı farklı iken yapılan kötülüklerin, işlenen günahların karşılığında da bire bir ceza vardır diyor Rabbimiz. Kim seyyie, bir kötülük, bir günâh işlerse ancak bir karşılık görecektir. Sadece karşılığıyla mukabele görecektir. İyiliğin karşılığı bazen bire on, bazen bire yedi yüz, bazen bire sonsuz mükafat iken, kötülüğün karşılığı ise sadece bire birdir. Rabbimiz ne kadar da merhametlidir bizim için değil mi? Hattâ bakın bir adam bir günah işlemeye niyet edip azmetse, ama sonra da Allah korkusundan, âhiret endişesinden dolayı onu yapmaktan vazgeçse, onun karşılığında bir sevap verilecektir. Eğer ihmalinden dolayı veya vakit, imkân bulamadığı için bu kötülüğü yapmaktan vazgeçse ona her hangi bir günah da yazılmayacaktır. Evet Allah Vâsîdir. Yâni rahmeti, merhameti geniş olandır, ge-nişlik sahibidir. Yâni dilediğine dilediği kadar kat kat ve hesapsız ve-rendir. Alîmdir Allah. Hangi konuda? Yâni kime ne vereceğini, kime ne kadar vereceğini, kimin amelini kaçla çarpacağını çok iyi bilendir. Verenin verirken hangi şartlarda ve ne niyetle verdiğini en ince teferruatına kadar bilen ve de verene vereceğini nasıl takdir edeceğini bilendir.