En'âm Suresine Dön

En'âmالأنعام

163. Ayet

163En'âm Suresi

لَا شَر۪يكَ لَهُۚ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُسْلِم۪ينَ

“O’nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslimlerin/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kulların ilkiyim.”

Dipnot

Bu ayetler tevhidi, kulluğu ve İbrahim’in milletini tefsir edip açıklamaktadır. Mümin başta namaz ve kurban olmak üzere bedenî ve kalbî tüm ibadetlerini yalnızca Allah’a (cc) yapar. Onun ibadetlerinde Allah’ın dışında bir varlığın payı yoktur. Başta hayat ve ölüm olmak üzere her şey Allah’ın (cc) elindedir. Allah’la (cc) beraber kâinatta tasarruf eden, Allah’ın (cc) bu yetkide kendisine ortak kıldığı hiçbir varlık yoktur.

Müminin sadece ibadetleri değil, hayatı ve ölümü de Allah’a (cc) aittir. Allah (cc) için yaşar, Allah (cc) için ölür. Allah (cc) dışında uğruna yaşayıp öleceği hiçbir asli gayesi yoktur. Tevhidin geniş açıklaması için bk. 1/Fâtiha, 5

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

163. “O’nun hiç bir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim.” Evet hiç bir ortağı da yoktur O’nun. Ne göklerde, ne yerlerde O’nun yetkilerine, O’nun egemenliğine ortak yoktur. Göklerde ve yerdekilerin tümünün üzerinde egemen olan, hakim olan O’dur. İşte ben bununla emrolundum. Ben buna böylece iman ve teslimiyetle emro-lundum. Ve ben Müslümanların ilkiyim. Ben böylece inanmak ve böy-lece yaşamak zorundayım. Ben buna iman edenlerin ve bu imana tam teslim olanların ilkiyim. Ben bu bana denilene ilk teslim olanım. Bu konuda yeryüzündeki insanların hiç birisini bekleyemem. Birileri meyletse de, şöyle üç beş kişi olsa da ondan sonra demem ben. Yeryüzünde hiç kimse benimle bu imana gelmese, herkes bu yolda beni yalnız bıraksa bile ben buna inanmak ve teslim olmakla emrolun-dum. Evet yeryüzünde bir tek Müslüman kalmasa ve bu dini tek ba-şına yaşamak zorunda da kalsa bir Müslüman bunu demek zorunda kalacaktır. Kim var diye sağına soluna bakmadan, ben Müslümanım diyecek ve Müslümanlığını en öne alacaktır. Ben önce Müslümanım diyecektir. Ben her şeyden önce Müslümanım diyecektir. Biz önce Müslümanız diyecektir. Babalığımız, analığımız, kocalığımız, amirliğimiz, müdürlüğümüz, işimiz, aşımız, mesleğimiz, dükkanımız, tezgâ-hımız arkaya alınacak ve Müslümanlığımız öne alınacaktır. Bu çığırı ilk açan benim, bu yayınevini ilk kuran benim, bu okulculuğu ilk başlatan benim, bu cemaati ilk örgütleyen benim değil. İlk Müslüman olan benim diyeceğiz. Çünkü peygamberler Müslümanların, Allah’a teslim olanların ilkiydi. Biz de böyle olacağız inşallah. Allah’ı razı edecek ameller konusunda kimseyi beklemeyecek ve onu ilk yapan biz olmaya çalışacağız. Ah keşke bu işi benden önce yapanlar olsaydı! Demeyeceğiz, onu ilk defa biz yapmaya çalışacağız. Veya eh ne yapalım, açıver kızım başını, baksana herkes açıyor demeyeceğiz. Herkes açılmış olsa bile İlk kapatan biz olacağız. Eh ne yapalım, toplumda herkes mirası böyle paylaşıyor, biz de topluma uymak zorundayız demeyecek, Allah’ın istediğini ilk yapan biz olacağız.