16."O gün kim azaptan alıkoynursa, o kimse şüp-hesiz ki rahmete erişmiştir. İşte bu apaçık bir kurtuluştur." İşte en büyük başarı budur, en büyük kurtuluş budur. Daha önceki âyette kaybedenleri anlatmıştı Rabbimiz, burada da kazananları anlatıyor. Kaybedenler kâfirlerdi, kazananlar da müminlerdir. Öyleyse dünyadaki başarıların hiçbirisi bunun yanında başarı değildir. Dünyadaki kurtuluşların hiçbirisi bunun yanında kurtuluş değildir. Çok param oldu kazandım! Filan yere müdür oldum kazandım! Atımla kazandım, arabamla kazandım! Malımla kazandım, mülkümle kazandım! Hayır hayır bunların hiçbirisi kazanç değildir. Gerçek kazanç cennettir. Gerçek başarı, gerçek kurtuluş cennete girebilmektir. Müslümanlar bu başarıya adım adım ulaşabilmek için cennetin sahibinin razı olduğu hayatı yaşamak için çırpınırken, beri tarafta mülk bizimdir! Saltanat bizimdir! Egemenlik bizimdir! Bilgiyi biz dağıtıyoruz! Şifayı biz dağıtıyoruz! Rızkı biz veriyoruz! Hayatınızı, düzeninizi biz sağlıyoruz! İstikbalinizi biz sağlıyoruz diyen kâfirler Müslümanların başına üşüşecekler ve onları kendi egemenliklerine, kendi kanunlarına, kendilerine kulluğa çağıracaklardır. Egemenlik bizdedir! Hâkimiyet bizdedir! Eğer bizim kanunlarımıza itaat etmezseniz sizi yok ederiz! Rızık bizdedir, eğer bizim dediklerimizi yapmazsanız rızkınızı keseriz! Maaşınızı keser, tayininizi çıkarır sizi sürgün ederiz! Şifa bizdedir, eğer bizim arzularımıza kulluk etmezseniz size türlü hastalıklar musallat ederiz. İlim bizdedir, eğer bizim dediklerimizi yapmazsanız sizi cahil bırakırız! Size diploma ver-meyiz, sizi doktor yapmayız, size doçentlik payesi vermeyiz! Egemen-lik bizdedir, güç kuvvet bizdedir! Eğer bize kulluk etmezseniz dünyayı size haram ederiz! Eğer bizim hâkimiyetimizi kabul etmezseniz sizi kodese tıkar güneşi size haram ederiz! Hayatı size zindan ederiz! Evet tüm sahte ilâhlar, tüm sahte melikler, Allah’ın kendilerine verdiği bu geçici güçlerini kullanarak bir şeyler yapabileceklerini zannederler. Ama bakın, bundan sonraki âyetinde Rabbimiz bunların ellerinde gerçekten hiçbir şey olmadığını, hiçbir güçlerinin olmadığını, bunlardan Müslümanların hiçbir zaman korkmamaları gerektiğini şöylece anlatmaya başlayacak: