En'âm Suresine Dön

En'âmالأنعام

21. Ayet

21En'âm Suresi

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ

Allah’a, yalan uydurarak iftira eden ve O’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki o zalimler, kurtuluşa ermezler.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

21. Allah’a karşı yalan uyduran veya âyetlerini ya­lanlayandan daha zalim kimdir? Zalimler bunun için asla felaha ulaşamazlar." Allah’a yalan iftira edenden ve Allah’ın âyetlerini yalanlayan dan daha zalim kim vardır? Peki acaba Allah’a yalan iftirada bulun­mak ne demektir? Allah’a yalan iftirada bulunmak demek Allah’ın zâtıyla alâkalı, sıfatlarıyla alâkalı yalan söylemek, sıfatları konusunda O’nu ek­sik tanımak, O’nun bu eksikliğini yerdekilerle tamamlama cihetine gitmek, O’nda olan sıfatları başkalarına vermek, başkalarının da Onun sıfatlarına sahip olduğunu iddia etmek demektir. Yâni yeryü­zünde O’ndan başka program yapıcı, kanun koyucu bir kısım Rablerin de olabileceğine inanmak ve bu kişilerin kanunlarına da uyulması ge­rektiğini iddia etmek, bunların da yeryüzünde etkili yetkili varlıklar ol­duklarını söylemek, yalnız Allah’a ait olan hâkimiyet hakkını bu var­lıklara da vermek, ya da yeryüzünde Allah’tan başka şifa dağıtıcıların da varlığına inanmak, yeryüzünde Allah’tan başka rızık dağıtıcıların da varlığına inanmak, kendilerine sığınılacak, kendilerine dua edile­cek, yardıma çağrılacak Allah’tan başka varlıkların da bulunduğunu iddia etmek, işte bütün bunlar Allah’a yalan iftirada bulunmak demek­tir. Veya Allah’ın zâtıyla alâkalı Allah evlât edindi, Îsâ Allah’ın oğlu­dur, Uzeyr Allah’ın oğludur, melekler Allah’ın kızlarıdır biçiminde Allah’a yalan iftirada bulunmak. Veya Aristo’nun dediği gibi Allah ha­yata karışmaz, Allah dünyayı yarattı ve işi bitti. Allah bir şey indirme­miştir, Allah bize âyet göndermemiştir, Allah bizim hayatımızla ilgi­lenmez şeklinde Allah’a yalan iftirada bulunmak. Ya da hayatı ilgilen­diren konularda Allah ve Resûlüne rağmen, Allah ve Resûlünün buy­ruklarına rağmen veya onlara binaen söylenen yalanlar da Allah’a yalan iftiradır. Yâni Allah ve Resûlünün sözlerini başka bir şekle geti­rerek söylenen yalanlar. Onların dediklerini demedi, demediklerini de dedi şeklinde ya­lan iftirada bulunmak. Efendim zaten Allah da bundan yanadır, Allah da bunu istemektedir diyerek Allah’ın istemediklerini Allah istiyormuş pozisyonunda insanlara sunmak Allah’a yalan iftirada bulunmak de­mektir. Efendim Allah da demokrasiden yanadır, İslâm da laikliği önermektedir. Efendim Kur’an’da kesinlikle cihad yoktur. Allah böyle bir şeyi emretmemiştir. Bu çağda, bu devirde kesinlikle böyle çağdışı bir şeyi Kur’an emretmez! El kesme, göz çıkarma, kesinlikle Kur’an’a yakışan şeyler değildir bunlar. Baş örtme de yoktur efendim! Nerden çıkarıyorlar bunu? Kur’an’da kesinlikle böyle bir emir yoktur. Kur’an mahza bir ahlâk kitabıdır! Kur’an da demokratik bir sistem öneriyor efendim! Kur’an bundan başka bir şey demiyor ki! diyerek, kimileri de bugün Allah’ın dediklerini demedi, demediklerini de dedi demeye çalı­şıyorlar veya dedirtmeye çalışıyorlar Allah’a, Kur’an’a. İşte bu da Al­lah’a yalan iftiradır. Efendim ben Kur’an’ı başından sonuna kadar ta­radım, orada baş örtmeye dair bir tek emir bile bulamadım diyen kişi­nin iftirası. Veya ben bu insanların kurtuluşu için bir tek yol biliyorum o da demokrasidir, bunun dışında başka sıhhatli bir çıkış yolu bilmiyo­rum diyen adamın iftirası. Bütün bunlar Allah adına beyan ve Allah adına Allah’a yalan iftiralardır. Ya da yahudiler, hıristiyanlar ve müşrikler öyle bir hayat ya-şıyorlardı ki baştan sona İslâm’dan uzak. Ama diyorlardı ki işte bu ya­şadığımız hayat Allah’ın istediği hayattır. İşte Allah’ın razı olduğu ha­yat budur. Allah kullarından böyle bir hayat ister. Bizler şu anda Al­lah’ın razı olduğu hayatı yaşıyoruz. Bizler Allah’ın elçisi Mûsâ’nın yo­lundayız, Îsâ’nın yolundayız veya bizler Hanifleriz, yâni İbrahim’in yo­lundayız diyorlar ve Allah’a yalan iftirada bulunuyorlardı. Halbuki yaşadıkları bu hayat ne Allah’ın istediği bir hayattı, ne de bu sözünü ettikleri peygamberlerle ilgisi olan bir hayattı. İşte bu da Allah’a yalan iftirada bulunmaktır. Tıpkı bugün yaşadıkları hayat İslâm olmayan Müslümanların biz İslâm’ı yaşıyoruz, bu yaşadığımız hayat Allah’ın istediği hayattır demeleri gibi. Halbuki namazımızdan tesettü­rümüze kadar, siyasal yapılanmamızdan ekonomik sistemlerimize, hukuk tarzımızdan kılık kıyafet biçimimize, mücâdele metodumuzun meşruluğundan düğün dernek anlayışlarımıza, beşerî ilişkilerimizden soframıza kadar, çocuklarımızın eğitimine kadar bu yaşadığımız ha­yatta İslâm’ın i si bile yoktur. Evet böyle Allah’a karşı yalan iftiralarda bulunan ve bir de Al­lah’ın âyetlerini yalanlayanlardan daha zalim kim vardır? Allah’ın âyetlerini yalanlamak bir de âyetlere rağmen onları yok farz ederek bir ha-yat yaşamak demektir. Âyetleri yalan sayarak, yok farz ederek, varlığını görmezden gelerek, âyetleri örterek, gündeme almayarak bir hayat yaşayan kişiden daha zalim kim vardır diyor Rabbimiz. Böyle yapan zalimleri Allah kesinlikle hidâyete ulaştırmayacaktır. Bu tür in­san-lar kesinlikle saâdeti bulamayacaklardır, huzuru göremeyecekler­dir.