2."O Allah ki sizi çamurdan yaratan, sonra da size bir ecel tayin edendir. Belirli bir ecel onun katındadır. Sonra bir de sizler şüphe edersiniz." Önce göklerin ve yerin yaratılmasından söz etti Rabbimiz, sonra da insanın yaratılmasından söz etti. Bundan anlıyoruz ki arz da, sema da, arzda olanlar da, semada olanlar da, arzdaki ve semadaki maddeler de sonradan yaratılmıştır. Materyalistlerin iddia ettiği gibi evren kadîm değildir, madde kadîm değildir. Mecusilerin iddia ettikleri gibi karanlık ve aydınlık da kadîm değildir. Ve yine âyetin ifadesinden anlıyoruz ki insanın var edilişi kâinatın varlığından, göklerin ve yerin yaratılmasından, karanlık ve aydınlığın yaratılmasından hemen sonra gelmektedir. Evet O Allah ki sizi çamurdan yarattı. Bununla Hz. Adem (a.s) kastedilmiş olabileceği gibi, sonraki yaratılışa konu olan hepimizin yaratılışı da kastedilmiş olabilir. Çünkü hepimiz topraktan besleniyor, topraktan meydana geliyoruz. İnsanın teşekkülünde rol oynayan meninin aslı da gıdadır ve o da topraktan meydana gelmektedir. Evet Sizi topraktan yaratmıştır O Allah, sonra da size bir ecel tayin etmiştir. Bir de O’nun katında belli bir ecel vardır. İbni Abbas "Sonra da size bir ecel tayin etmiştir." ifadesinin ölümü kastettiğini, "Bir de O’nun katında belli bir ecel vardır." ifadesiyle "Ecel-i Müsemma" ifadesiyle de âhiretin kastedildiğini söylemiştir. O’nun katında belli bir ecel, Ecel-i Müsemma vardır âyetinin mânâsı üzerinde şunlar söylenmiştir: 1- Yaratılma ile ecel arasındaki süredir, denmiş. 2- Ölümden sonra yeniden dirilme zamanına kadar geçen süredir, denmiş.