34. Senden önce nice peygamberler yalanlandı ve kendilerine yardımımız gelene kadar yalanlanmalarına ve sıkıştırılmalara katlandılar. Allah’ın sözlerini değiştirecek yoktur, andolsun ki peygamberlerin haberi sana da geldi." Evet peygamberim yalanlanan sadece sen değilsin. Senden önce de pek çok peygamberler yalanlanmıştır. Pek çok peygamberler de işkencelere maruz kalmışlar, bu peygamberler kendilerine yardımımız gelene kadar sabretmişler, dayanmışlar, direnmişler, yılmamış-lar, durmamışlar, dönmemişler, yollarına devam etmişlerdir. Öyleyse Allah’ın sözlerini değiştirecek yoktur. Yeryüzünde Allah’ın koyduğu yasalarını değiştirecek yoktur. Allah’ın kelimelerinde değişme olmaz. Burada Allah’ın kelimelerinden ve bu kelimelerin değişmeyeceğinden maksat, doğruyla yanlış, hakla bâtıl, imanla küfür, Allah yolu taraftarlarıyla şeytan yolu taraftarları arasında süregelen savaşın kanunudur. Hakla bâtıl arasındaki çatışma yasasıdır. Allah’ın yeryüzünde koyduğu bu yasa hiç değişmeden devam etmektedir. Bir de bu yasaya göre hak sahibi, iman sahibi, takva sahibi kimselerin bu konudaki sabırlarını, sadâkatlerini, dirençlerini ve Allah’a olan tevekküllerini ve güvenlerini ispat etmeleri için uzun bir süre imtihana tabi tutulmaları, çeşitli eleklerden geçirilmeleri gerekmektedir. Böylece bu denemelerden, bu potalardan geçirilirken hem istenmeyen cürufları atılacak, hem yüce hasletleri geliştirilecek, hem de en sonunda kazandıkları bu silahlarla küfür cephesi karşısında dayanabilme ve zaferi elde edebilme noktasına geleceklerdir. İşte bu değişmeyen bir yasadır. Her dönemde Müslümanlar bu yasadan geçirileceklerdir. Ve işte bu yasa gereği yardıma ehil hale gelen Müslümanlara Allah’ın yardımı gelecektir. Ve yine bu yasaya göre Müslümanlar hiçbir zaman kendilerine düşeni yapmadıkları sürece kendilerine Allah’ın yardımı gelmeyecektir. Mü'minler kendilerini değiştirmedikleri sürece Allah onları asla değiştirmeyecektir. İşte bu Allah’ın kelimelerinde değişme olmaz ifadesinin mânâsı anlayabildiğimiz kadar budur. Evet kâfirler iman cephesine karşı hep savaş açacaklar, kâfirler Müslümanlardan asla razı olmayacaklar, bu bir yasadır. Allah yolunun yolcuları bu kâfirlerin tutumlarına karşı, yalanlamalarına karşı sabredecekler. Yâni her şeye rağmen Allah’ın dediğini yapmaya çalışacaklar, kulluktan vazgeçmeyecekler, yollarında, davalarında şüpheye düşmeyecekler, yılgınlık göstermeyecekler, bu da bir yasadır. Nihâyet onlara Allah’ın yardımı gelecektir, bu da bir yasadır. Tarih boyunca bu hep böyle olagelmiştir. Allah’ın yasalarını asla değiştirecek yoktur. Bu yasalara uygun hareket eden kullarına Allah’ın vaâdettiği yardımı değiştirecek yoktur. Sâffât sûresindeki âyet-i kerîmesinde de bu hususu şöyle anlatıyor Rabbimiz: "Andolsun ki peygamberlerimize söz vermişizdir: Onlar muhakkak yardım göreceklerdir. Bizim ordumuz muhakkak üstün gelecektir." (Sâffât 71,72,73) Yine Mücâdele sûresinde şöyle deniyor: "Allah, "Andolsun ki ben ve peygamberlerim üstün geleceğiz" diye yazmıştır. Doğrusu Allah kuvvetlidir. Güçlüdür." (Mücâdele 21) Evet bu bir yasadır. Yeryüzünde değişmeyen bir yasadır, öyleyse peygamberim! Sen de bu yasa gereği sabret, diren, dayan, yılgınlık gösterme. Eğer sen sana düşeni yaparsan, Allah da sana karşı yardımını gönderecektir, bundan en küçük bir şüphen olmasın. Değilse: