En'âm Suresine Dön

En'âmالأنعام

38. Ayet

38En'âm Suresi

وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا طَٓائِرٍ يَط۪يرُ بِجَنَاحَيْهِ اِلَّٓا اُمَمٌ اَمْثَالُكُمْۜ مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ

Yeryüzünde kımıldayan her canlı ve iki kanadıyla uçan her kuş ancak sizin gibi bir ümmettir. Kitap’ta* hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır. Sonra (diriltilip) Rabblerinin huzurunda toplanacaklardır.

Dipnot

1. “Kitap”tan kasıt Levh-i Mahfuz olabileceği gibi Kur’ân’da olabilir. Zira Kur’ân, “Kitap” lafzını her iki anlam içinde kullanmıştır. Ayetin bağlamı ele alındığında “Kitap”tan kastın, her şeyin içinde yazılı olduğu Levh-i Mahfuz olması tercih edilir. Allah en doğrusunu bilir. (bk. 22/Hac, 70; 57/Hadîd, 22-23)

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

38."Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da an­cak sizin gibi birer ümmettirler. Kitapta biz hiçbir şeyi eksik bırak­madık. Onlar sonra Rablerine toplanacaklardır." Evet yeryüzünde gözle görülemeyecek kadar küçük olanların­dan tutun da en büyüğüne kadar her bir canlı türü, gökyüzünde uçan her bir kuş sürüsü birer ümmettir. Denizdeki balıklar, karadaki karın­calar her bireri bir ümmettir. Tıpkı sizin gibi tek asıldan gelen, yiyip içen, doğup ölen birer ümmettirler. Yâni ey kâfirler, sizler de tıpkı on­lar gibi hiçbir şey anlamayan sürülersiniz. Ya da onlar nasıl Rablerinin emirlerine boyun büküp teslim olmuşlarsa siz de Rabbinizin emirlerine teslimiyet gösterin. Arı nasıl bal yaparak, koyun nasıl süt vererek Rabbinin emrine teslimse siz de teslim olun. Bu hayvanların hepsi de sizin gibi topraktan yaratılmış, kendile­rine bir hayat programı, bir yaşam biçimi tayin edilmiş, sizin gibi rızkları, ecelleri takdir edilmiş, hepsi de sizin gibi birbirleriyle iliş­kiler içindedirler. Hepsi de Rableriyle ilişki içindedirler. Hepsi de sizin gibi birbirleriyle toplanırlar, tanışırlar, koklaşırlar, anlaşırlar. Hepsi de sizin gibi ürerler, çoğalırlar, yerler, içerler, doğarlar, ölürler. Hepsi de Allah’ın kendileri adına koyduğu hayat programını takip ederler. İşte bunlar sizin için birer ibret, birer âyettirler. Hepsi de kitapta, Levh-i Mahfuz’da yazılıdır. Bu âlemde cereyan eden tüm varlıkların hiçbirisi ihmal edilmemiş ki insanların muhtaç oldukları programlar ihmal edil­miş olsun. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık diyor Rabbimiz. Bura­daki kitaptan kasıt ya Levh-i Mahfuzdur, o zaman mânâ biz orada yazmadık, takdir etmedik hiçbir şey bırakmadık olacaktır. Eğer bura­daki kitaptan kasıt şu elimizdeki kitapsa o zaman biz o kitapta, o Kur’-an’da insanlar için açıklanması gereken hiçbir şeyi eksik bırak­madık demek olacaktır. İnsanın Rabbi ile alâkalı, ya da insanların bir­birleriy-le alâkalı ilişkileri düzenleme konusunda, insanın çevresindeki ümmetlerle ilişkileri konusunda, eşyayla münâsebetlerini düzenleme konusunda ve diğer ümmetlerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleme ko­nusunda her şeyi açıklamış ve ortaya koymuşuzdur. Âlemlerin Rabbi olarak Allah karada olsun, denizde olsun, se­mada olsun varlıklarından hiçbirisinin idaresini, yaşama biçimini, ha­yatlarının tanzimini, rızkını asla ihmal etmez. Hûd sûresi bu hususu güzel anlatır: "Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ancak Allah’a aittir. O, canlıları babalarının sulbünde karar-laşmış ve analarının rahminde kararlaşmakta iken de bi-lir. Her şey apaçık bir kitaptadır." (Hûd 6) Evet Rabbimiz onların isimlerini, sayılarını, yerlerini, yurtlarını, yaşam biçimlerini, rızıklarını ve ihtiyaçlarını, hayatlarını nasıl sürdür­meleri gerektiğini, rollerini bilen ve düzenleyendir. Hiçbir varlık Onun ilminin dışında kalamaz. Bakın en küçüğünden en büyüğüne kadar bu varlıkların beden yapıları hayat tarzlarına ne kadar uygun düşüyor değil mi? En küçük bir sineğin bile bakımını, beslenmesini, korunma­sını, nerede olursa olsun yolunu bulmasını Allah’tan başka kimse öğ­retmemiştir ona. Ve bu varlıkların, bu ümmetlerin tamamı sonra Rablerine topla­nacaklardır. Rablerinin huzurunda toplanacaklardır. Hayvanların toplanmaları ya onların ölümünü anlatır. Yâni onların ölümleri toplan­malarıdır. Ya da hayvanların toplanmaları kıyâmet günü aralarında hesaplaşmanın gerçekleşmesi adına diriltilmeleridir. Boynuzsuzun boynuzludan hakkını alacağı konusu hadislerde anlatılmaktadır. Hayvanlar haklarını hayvanlardan alacaklar, hayvan­lar haklarını insanlardan alacaklar. Böyle bir toplanmadan söz ediliyor anlıyoruz.