56."De ki: "Allah’tan başka yalvardıklarınıza kul-luk etmekten men olundum." "Sizin heveslerinize uymayacağım. Yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum" de." Rasulullah’a ve onun şahsında bütün mü’minlere, peygamber yolunun yolcularına şöyle demeleri emrediliyor. Bu bir bakıma Ra-sulullah ve mü'minler için strateji belirleme veya konum tespitiydi. De ki, ben sizin Allah yanında, ama ondan ayrı olarak çağırdığınız, dua ettiğiniz, dâvet ettiğiniz, ibâdet ettiğiniz şeylerin tümünden nehiy olundum. Allah berisinde sizin dua edip durduğunuz, imdadınıza çağırıp durduğunuz, kendilerine kulluk yapıp durduğunuz şeylere dua etmekten, onlara kulluk etmekten men olundum. İşte peygam-berin geliş gâyelerinden en büyüğü, ya da peygamberin temel görevi budur. Sadece Allah’a ibâdet ve başkalarından sakındırma. Sadece Allah’ı yardıma çağırma ve başkalarına dua etmeme. Tevhide teşvik etme ve şirkten uzaklaştırma. İşte peygamberin geliş gâyesi budur. Sadece Allah’a kulluk ederim, Allah’ın dışında başkalarına itaat etmem. Sadece Allah’ı dinlerim ve başkalarının dediği yere gitmem. Şirkin unsurlarından birisi de bildiğimiz gibi Allah’tan başka birilerini Allah yerine koyarak Allah’tan istenmesi gereken şeyleri onlardan istemek, onlara dua etmek, onlardan yardım dilemek ve beklemektir. Bu ya Allah’la beraber istemek biçiminde olur, yâni hem Allah’tan hem başkalarından yardım istemek biçiminde olur, hem Allah’a hem de Allah’tan başkalarına dua etmek biçiminde olur, ya da Allah’ı unutarak yalnız başkalarından istemek biçiminde olur. Bunun her ikisi de şirktir. Ama Cenâb-ı Hak isteyeceğimiz şeyleri birilerinin elinde yaratıyorsa o zaman bu sebeplere tevessül caiz oluyor. Meselâ sabır ve namazla Allah’tan yardım dilemek gibi. Sebeplere sarılırken, esbaba tevessül ederken de asla bu sebepleri Allah yerine koymamaya dikkat edeceğiz.