89. Kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiklerimiz işte bunlardır. Kâfirler onları inkar ederlerse, inkar etmeyecek bir milleti onlara vekil kılarız. Evet Rabbimiz bu elçilerine kitap, hüküm, hikmet ve nübüvvet vermiştir. Rabbimiz elçilerine onunla hayatlarını düzenlesinler ve toplumlarına onu ulaştırsınlar diye kitap vermiş ve bir de onu, o kitabı anlama, o kitabın âyetlerini kavrama ve hayatta uygulama bilgisi dediği-miz hikmet vermiştir onlara. Hüküm vermiş toplumlarına karşı hâkimi-yet vermiştir. Hikmet; kitabı anlamak o kitabın âyetlerini yaşanan hayatın hadiselerine intibak ettirebilme, sosyal olayları o kitabın âyetleriyle yorumlama, kitabın âyetleriyle problemleri çözümleme ve hayata düzen verme bilgisidir. İşte Rabbimiz elçilerine bu bilgiyi de vermiştir. Rabbimiz elçilerini kitap bilgisiyle, hikmet ve risâlet bilgisiyle donatarak insanlığa haberci kılmıştır onları. İnsanlığın hayatına karış-ma konusunda onları odak nokta seçmiştir. Allah’ın elçileri Rablerin-den aldıkları bu kitapları ve suhufları toplumlarına okudular, anlattılar, uyguladılar, pratikte gösterdiler ve toplumlarına örnek oldular. Vahiy nedir? Kitap nedir? Vahiy ve kitap ne için vardır? Allah kullarından na-sıl bir kulluk ister? Tüm bunları toplumlarının gözleri önünde pratikte gösterdiler ve toplumları için en büyük rahmet kapıları oldular. Eğer bu insanlar onları inkar ederler ve Allah’ın kendilerine merhametinin gereği olarak açtığı bu rahmet kapılarından istifade etmek istemezlerse, bilesiniz ki onları inkâr etmeyecek, onların kıymetlerini bilecek bir milleti onlara vekil kılarız. Kim Allah’ın bu elçilerini küfreder Allah’ın bu hayatları son derece açık ne net elçilerini örter, örtbas etmeye çalışır ve toplumda bu elçilerin pratik hayatlarını, sünnetlerini gündeme getirmemeye, gizlemeye ve toplumun gözünden saklamaya çalışırsa, biz kâfir olmayan bir milleti onlara musallat ederiz de onları o vekillerimiz vasıtasıyla yok ederiz, onlar eliyle onların defterlerini düreriz. Evet peygamberleri ve peygamberlerin yollarını örtmek isteyenleri yeryüzünden sileriz de onların yerine onların yerine peygamberlere bağlı bir kavim bir toplum getiririz. Dünyayı ve dünyanın hâki-miyetini onların eline veririz diyor Rabbimiz. Evet Kur’an’ın en büyük müjdelerinden birisidir bu müjde ki daraldığımız, bunaldığımız zaman Rabbimiz onu bizim karşımıza çıkarıveriyor. Meselâ birisine anlatıyoruz, çırpınıyoruz, didiniyoruz ama adam anlamıyor. Sıkıldığımız, bunaldığımız, ümit inkisârına uğradığımız bir anda Rabbimizin verdiği bu müjde bizim imdadımıza yetişiyor, bu müjdeyle serinliyor ve bizi anlamak istemeyen adama diyoruz ki ne yaparsan yap! Nasıl inkar edersen et! Şunu biz biliyoruz, sen de kesinlikle bilesin ki, sen anlamasan da, sen kabullenmesen de senin oğullarından, senin kızlarından, senin yakınlarından birilerini Allah bu davaya vekil kılacak ve onlar bu mesajı anlayacaklardır. Evet Rabbimiz diyor ki burada, ey peygamberim! Ve ey peygamber yolunun yolcuları! Şu anda sizin çevrenizdeki bu kitabın muhatapları, bu mesajın muhatapları bu mesajı anlamasalar, anlamak istemeseler de, kitabı ve sünneti değersiz görseler ve bu mesajı örtmek için ciddi bir çaba sergileseler de üzülmeyin. Yakında onun kıymetini anlayacak ve bütün güçleriyle ona sarılacak bir vekil toplum getireceğiz. Siz bunu kafanıza takmayın ve ısrarla onu insanlara duyurmaya devam edin buyuruyor. Siz anlatın, babası dinlemezse oğlu dinleyecektir. Anası ilgilenmezse kayın pederi anlayacaktır. Biri dinle-mek istemezse öteki dinleyecektir. Siz bunu dert edinmeden anlatmaya bakın diyor.