103. “En büyük korku bile onları üzmez; kendilerini melekler: “Size söz verilen gün işte bugündür" diye karşılarlar.” Evet boru çalındığında, sura üflendiğinde, insanların akıllarını zayi eden, yüreklerini hoplatan kıyâmet gerçekleştiğinde, o gün gerçekten çok çetin, çok zorlu bir gündür. İnsanların zorlanacağı bir gündür o gün. Rabbimizin ifadesiyle kâfirler için hiç kolaylanmayacak bir zorluk günüdür o gün. Ama o günün dehşetinden, o büyük günün felâketinden Rabbimiz mü’minleri koruyacaktır. O gün mü’minler hiç etkilenmeyecektir. Ayrıca melekler o müminlere inecekler, onları karşılayacaklar ve diyecekler ki: Ey mü’minler, sakın korkmayın! Sakın üzülmeyin! İş-te bugün size vaad edilen gündür. Rabbinizin kitabında size vaad ettiği bir gündür bugün. Bugün sizin inandığınız, iki kaşınızın arasında canlı tuttuğunuz, bir an bile unutmadığınız, bir ömür boyu kazanmak için çırpındığınız kıyâmet günüdür. Siz zaten bugünü biliyordunuz. Siz zaten bir ömür boyu bugünün heyecanıyla çırpınıyordunuz. Her an Allah’la karşı karşıya gelivereceğinize inanıyordunuz. Yâni her an ölüp de Allah’ın huzuruna çıkacakmış gibi yaşıyordunuz. Ha şu köşeyi döndüm dönmeden, ha şu sözü bitirdim bitirmeden, ha şu lokmayı yuttum yutmadan ölüm geliverecek ve biz hesap kitap için Rabbimizle karşı karşıya geleceğiz hesabı içinde yaşıyordunuz. Ölümü her an yanınızda biliyordunuz. Ölüm için hazırlık yapıyordunuz, hesabı kitabı sağlam tutuyor, kasa hesabını her an sıfırlayıp rahat bir şekilde her an ölümü bekliyordunuz. İşte size vaad edilen gün, size vaadedilen cennetle sevinin! Rabbinizin mükafatlarıyla sevinip coşun! diyorlar. Allah’ın melekleri onlara gidecekleri yer konusunda, başlarına gelecekler konusunda hiç korkmamalarını, serin olmaları söylerler. Dünyada, yaşadıkları hayatta tüm kötülüklerin sona erdiğini, tüm sı-kıntıların, tüm meşakkatlerin bittiğini ve bundan sonra sonsuz hayırların başladığını haber verirler. Korkmayın ey müslümanlar! Mahzun da olmayın! Ne geçmişiniz konusunda, ne de geleceğiniz hususunda endişe etmeyin! Sizler Allah yolunda olduktan sonra, hayatınızı Allah için yaşadıktan sonra, Sırat-ı Müstakimde olduktan sonra, geçmişiniz konusunda da, geleceğiniz konusunda da hiçbir endişeniz olmasın! Vaad olunduğunuz cennetle sevinip coşun derler.