Enbiyâ Suresine Dön

Enbiyâالأنبياء

16. Ayet

16Enbiyâ Suresi

وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ

Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri oyun/oyalanma olsun diye yaratmadık.

Dipnot

Yaratılış gayesi için bk. 38/Sâd, 27

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

16, 17. “Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. Eğlenme dileseydik, bunu yapacak olsaydık, şanımıza uygun şekilde yapardık; ama yapmayız.” Evet biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık diyor Rabbimiz. Bu, kâfirlerin: Bizler bir daha asla dirilip hesaba çekilmeyeceğiz. Ölümlerimizden sonra sümenaltı edilecek ve yaptıklarımızın hesabı sorulmayacaktır şeklindeki inançlarına ve bu düşünceye bağlı olarak yaşadıkları hayatlarının bozukluğuna bir cevap oluyor. Çünkü kâfirlerin bu iddiaları bu âlemin boşluğunu ortaya koyuyor. Göklerin ve yerin lâf olsun diye yaratıldığı, hiç bir anlam taşımadığı mânâsına geliyor. Halbuki bu kâinat boşuna ya-ratılmamıştır. İşte Rabbimiz buyuruyor ki; gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. Bu âyette göklerin ve yerin, ikisi arasında olanların yaratıcısının Allah olduğu haber veriliyor. Öyleyse kâinatta ne varsa onların tümünü Allah yarattığı için hepsinin üzerinde söz sahibi, hak sahibi, hukuk sahibi, hâkimiyet sahibi sadece Allah’tır. Allah’tan başka bu varlıklar üzerinde hâkimiyet ve otorite sahibi yoktur. Ve işte görüyoruz, gökler de, yerler de, göklerdeki ve yerdeki tüm varlıklar da yaratıcılarına kulluk yapmaktadırlar. Tüm varlıklar kendilerini var edenin kulluk yasalarına teslimdirler. Güneş hiçbir zaman O’nun hak yasasının dışına çıkamaz. Ay O’nu dinlemektedir, yıldızlar O’na teslimdirler. Göklerde ve yerde sadece Allah’a kulluk ve O’na itaat yasası işlemektedir. Ama sadece insanlar bunu bilmezler. Sadece insanlar bu yasanın dışına çıkabilmekte, sadece insanlar Rablerine kafa tutabilmektedirler. Evet gökler, yer ve ikisi arasında bulunanların tamamı kuldur ve bu varlıklar âleminin yaratılış sebebi de yaratıcılarına kulluktur. Değilse bu varlıklar oyun ve eğlence olsun diye yaratılmamıştır. Eğer biz eğlence yapacak olsaydık -ki bu bizim şanımıza asla yakışmaz- o zaman bu mahlukâtı yaratmadan onu kendi katımızdan edinirdik. Eğlenceyi katımızdan edinirdik. Bunun için bu kadar varlığı yaratmamıza gerek kalmazdı. Bunun için hayatı, ölümü, dünyayı, âhireti, cenneti, cehennemi yaratmamıza gerek kalmazdı. Ama kâfirler, önceki âyetlerde de ifade edildiği gibi kalpleri hep oyunda eğlencede olanlar, Rahmânın bunca uyarılarından gafil olanlar elbette bu âlemin boş olduğunu iddia edecekler. Bu işlerine geliyor adamların. Çünkü hesabın Kitabın gündeme gelmesi rahatlarını kaçırıyor. Onun içindir ki ne yapıp yapıp bu dünyanın, bu hayatın bir oyun ve eğlence olduğunu savunmak zorundadırlar. Hayır hayır bu yaratıklar birer oyun olmadığı gibi, yaratıcı da bir oyuncu değildir. Bu hayatın sebebi imtihandır. Allah imtihan için yaratmıştır bu âlemi. Gökler, yer ve ikisi arasında olanlar Rabbimiz tarafından belli bir hak üzere yaratılmıştır. Gökler ve yer hak üzerine, sağlam temeller üzerine kurulmuş ve belli bir hikmetle yaratılmıştır. Yaratılan her şey üzerinde belli bir kanun işlemektedir. Tüm kâinatta hak esastır. Her şey hak üzerine bina edilmiştir. Bâtıl ise ârızî ve geçicidir. Bakın bundan sonraki âyetinde Rabbimiz onu şöyle dile getirir: