43.“Yoksa kendilerini bize karşı savunacak İlâhları mı var? O İlâhlar kendilerine bile yardım edemezler. Katımızdan da yardım göremezler.” Yoksa, yoksa onların güvenip bel bağladıkları tanrıları mı var ki onları bize karşı savunacaklar? Bize karşı, katımızdan olana karşı onları savunup koruyacak tanrıları mı var onların? Kime güveniyor bu adamlar? Kimi tanrı biliyorlar? Bizden kendilerine gelecek bir ölüme, bir helâke, bir mağlubiyete, bir hezimete, bir dünya azabına, bir dünya hastalığına, bir dünya depremine, zelzelesine, bir dünya tufanına, bir âhiret azabına, bir ateşe, bir cehenneme karşı kim koruyabilecek onları? Elleriyle işledikleri yüzünden Allah onlara bir kıtlık gönderse hangi ekonomik tanrıları kurtarabilecektir onları bundan? Bir sâri, bir toplumsal hastalık gönderse Allah, hangi şifa tanrıları kurtaracak? Bir felâket, bir azap gazap gönderse Allah hangi korumacı İlâh kurtarabilecek onları? Halbuki onların şu anda Allah berisinde tanrı bilip kendilerine sığındıkları, kendilerine kulluk ettikleri, yasalarını uyguladıkları bu yapay tanrıları ve tanrıçaları bırakın onlara bir fayda ve zarar sağlamayı, kendilerine bile yardımda bulunamazlar. Bana şirk koşmaya, ortak bilmeye çalıştığınız bu tanrı taslakları bırakın sizi korumayı, onlar kendi nefislerini bile koruyamazlar. Allah’tan, Rablerinden ken-dilerine gelebilecek bir belâyı, bir azabı, bir ölümü def etmeye bile gücü yetmeyen bu insanlar nerde kaldı size yardım edip sizi benden geleceklerden koruyacaklar? Kendilerine gelen açlık gibi, yorgunluk gibi, hastalık gibi, ölüm gibi bir sıkıntıyı bile defedemeyen bu varlıklar nerde kaldı sizin sıkıntılarınızı giderebilecekler? Evet bu adamlar nasıl sizin arzularınıza, isteklerinize cevap verebilecekler? Sizi hem dünyada, hem de Ukba’da nasıl mutlu edebilecekler? Ne yapabilecekler bunlar sizin için? Ölümü engelleyebilecekler mi? Ölüm döşeğine yattığınız zaman, iki saatliğine olsun onu geciktirebilecekler mi? Zamana iki dakikalığına söz geçirebilecekler mi? Gökten iki damla yağmur indirebilecekler, yerden bir tek bitki bitirebilecekler mi? Kendilerine bile sahip olmayan bu tağutlar nerde kaldı arkalarından giden enayilere bir şey sağlayabilsinler? Evet o sizin Allah’a ortak koşup yasalarını Allah yasalarına tercih ettiğiniz, hayatınızı düzenleme konusunda Allah’tan daha bilgili kabul ettiğiniz varlıklar, onlar kesinlikle size hiçbir yardımda bulunamazlar. Buna onların güçleri yermediği gibi, güçleri yetse bile size yardımda bulunmayı asla istemezler onlar. “İstetaa” kelimesinde bu mânâ da vardır. Yâni onlar size herhangi bir yardım sağlamaya, sizi korumaya güç yetiremezler, güç yetirseler bile bunu asla istemezler demektir. Çünkü onlar başkalarına vermeye değil, almaya alışmış varlıklardır. Başkalarını korumaya değil, başkaları tarafından korunmaya alışmış varlıklardır. Sizler tarafından korunan, sizler tarafından beslenen bu âcizlerden ne bekliyorsunuz? Onlar sizi koruyamadıkları gibi bizden herhangi bir yakınlıkta da bulunamazlar. Yâni bizim yanımızda bir yakınlıkları, bir şefaat hakları da yoktur onların. Bizim katımızda kendilerine şefaatçi de bulamazlar. Ne kendi kendilerini koruyabilirler, ne de onlar yüzünden birileri korunur.