60,61. “Bazıları: “İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk” deyince, “O halde bunların şâhitlik edebilmeleri için onu halkın gözü önüne getirin” dediler.” Evet kendi kendilerine diyorlar ki, biz İbrahim denen bir genç duymuştuk. Onun özelliği şuydu: O bizim putlarımız hakkında bir şeyler söylüyordu. O bizim İlâhlarımız hakkında ileri geri konuşmalar yapıyor, bizim İlâhlarımızı diline doluyordu. Onların tanrı olmadıklarını, onların hiçbir değer ve anlam ifade etmediklerini, sadece birer timsal olduklarını, içi boş birer kadavradan, birer heykelden, birer isimden, yakıştırmadan ibaret olduklarını söylüyordu. Herhalde putlarımıza bu kötülüğü yapsa yapsa o yapar, ondan başka bunu onlara yapacak hiç kimse yoktur dediler. Buradan anlaşılıyor ki toplum İbrahim (a.s)’ı ve Onun inancını tanıyorlardı. Allah’ın elçisi toplum içinde sürekli onların İlâhlarının, putlarının aleyhinde konuşuyor, onların asla tanrı olamayacağını, gerçek İlâhın âlemlerin Rabbi olan Allah olduğunu gündemde tutuyordu. Sürekli toplumu Allah’a kulluğa dâvet ediyordu. Herkes onun bu tavrını biliyordu. Onun içindir ki putlarının başına gelen bu hadiseden ilk planda onu sorumlu tutuyorlardı.