63. “İbrahim: “Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun” dedi.” Dediler ki ey İbrahim, bunu putlarımıza sen mi yaptın? Herkes susmuş dinliyorken İbrahim (a.s)şöyle buyurdu: Bilâkis bunu o yapmıştır. Bilâkis tanrılarınıza bunu; şu büyükleri yapmıştır. İşte bu onların büyükleridir. Eğer konuşurlarsa sorun onlara. Hepsi, bütün küçükleri kırılıp o kaldığına göre ve onları kıran balta da onun boynunda olduğuna göre, elbette bu işi o yapmıştır. İbrahim (a.s) o putlara tapınan bu âcizlerin akıllarını erdirmek için böyle bir yöntem takip ediyordu. Bu İbrahim (a.s)’in söylediği bir yalan değil aksine tartışmada bir yöntemdi. Tıpkı En’âm sûresinde toplumunun akıllarını erdirebilmek için ay, güneş ve yıldızlar için şöyle buyurduğu gibi: "Bu Rabbim ha?" (En’âm 76) Bu benim Rabbim ha? Şimdi ben hayat programımı bundan alacağım ha? Siz bu yıldızı Rab kabul ediyorsunuz ve ben de ona ibadet edeceğim öyle mi? Ben hayatımı buna danışacağım öyle mi? Şimdi benim Rabbim bu yıldız ha? Ben bunu Rab bileceğim öyle mi? diyor ve onların gözünde o yıldızın Rab olamayacağını anlatmaya çalışıyordu. Bu, tartışmada bir ikna yöntemidir. İşte bakın burada da kırdığı putların karşısında: Derken görüyoruz. Bu söz de aynen bunun gibiydi. Hz. İbrahim burada da bu sözü söylerken o putların konuşmayacağını, konuşamayacağını pek ala biliyordu. Ama bunu bile bile yine de muhataplarına bunu anlatabilmek, onların akıllarını erdirebilmek için böyle diyordu. Sorun o putlara da kendilerini kimin kırdığını söylesinler. O böyle deyince: