Enbiyâ Suresine Dön

Enbiyâالأنبياء

73. Ayet

73Enbiyâ Suresi

وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءَ الزَّكٰوةِۚ وَكَانُوا لَنَا عَابِد۪ينَۙ

Onları emrimizle hidayete ulaştıran imamlar kılmıştık. Onlara hayırlı işleri yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı ve zekâtı vermeyi vahyetmiştik. Onlar bize kulluk/ibadet eden kimselerdi.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

73. “Onları, buyruğumuz altında insanları doğru yola götüren önderler yaptık; onlara, iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahy ettik. Onlar, Bize kulluk eden kimselerdi.” Evet onları imâmlar, doğru yolun rehberleri, kendilerine u-yanları hidâyete ulaştıran, hidâyeti gösteren önderler, rehberler yaptık diyor Rabbimiz. İşte imâmlarımız, işte önderlerimiz bunlardır. Varlık sebepleri, görevleri, fonksiyonları nedir bu imâmların? Allah niye seçmiş bu elçilerini? Niçin sâlihlerden kılmış onları? Ya da kulları ara-sından seçtiği bu imâmlara nasıl bir yük yüklemiş Rabbimiz? Bizim emrimizle insanlara hidâyet etsinler diye. Onlar bizim emrimizle hidâyet ederler diyor Rabbimiz. Onlar Allah’ın emriyle in-sanları hidâyete sevk edecekler, insanlara hidâyet yolunu gösterecekler. Allah’ın emriyle hidâyetin rehberidir onlar. Allah’ın seçip görevlendirdiği imâmlar olarak onlar insanların önlerine düşecekler, onları Allah’a götürecekler. Kendilerine tabi olan, kendilerini imâm bilen insanları hayra, Hakka, doğruya, cennete götürecekler. Evet bu peygamberler, bu imâmlar, bu önderler Allah tarafından seçilmiş, Allah tarafından eğitilmiş ve hayatları da yine Allah tarafından yasallaştırılıp onaylanmış olarak bize sunulmuş kimselerdir. İşte bizim için en mükemmel örnekler, en mükemmel imâmlar bunlardır. Hayatlarında kesinlikle falso olmayan ve bizim kendilerini örnek alıp hayatlarını yaşadığımız zaman, kendilerini taklit ettiğimiz zaman kesinlikle hata etmeyeceğimiz mükemmel örnekler. Evet hayatları Allah tarafından kesinlikle onaylanmış insanlar bunlardır. Yasal örnekler ve önderler bunlardır. Biz kendimiz için on-ları örnek bilmek, imâm bilmek zorunda olduğumuz gibi, insanları da Allah’ın bu örnek insanlarına çağırmak zorundayız. İnsanları kendimize, kendimiz gibilere değil bu yasal örneklere çağırmak zorundayız. Gelin ey insanlar, gelin ey Allah kulları, yeryüzünde en güzel örnek-ler bunlardır. Yeryüzünde hayatları Allah tarafından onaylanmış en mükemmel önderler bunlardır. Gelin hepimiz bunları örnek alalım. Gelin hepimiz bunlar gibi yaşayalım. Gelin bireysel ve toplumsal tüm hayatımızda bunlara benzeyelim, bunları örnek alalım, bunlar gibi yaşayalım demek zorundayız. Çünkü örnek kullar işte bunlardır. Ama biz onları bırakıp da birbirimizi, ya da içimizden birilerini örnek aldığımız zaman, bilelim ki Allah’ın onaylamadığı bir hayat bizim için örnek olamaz. Ne benim, ne de benim gibilerin hayatı Allah tarafından onaylanmış değildir. Bundan dolayıdır ki toplumun kendilerini örnek kabul ettikleri, önder kabul ettikleri insanlar, hacılar, hocalar, mürşidler, şeyhler daima kendilerine bir görev olarak şunu çok iyi bilmeliler: İnsanlara gelin peygamberlerle beraber olalım. Gelin hayatları Allah tarafından onaylanmış elçilere benzeyelim. Gelin kitabın dediği gibi olalım demeliyiz. Kesinlikle insanları kendimize veya kendimiz gibilere çağırmamalıyız. Gelin bizim gibi olun! Gelin bizim gibi yaşayın! Bizi örnek alın! Bize bakın! Biz nasıl yaşıyorsak siz de öyle yaşayın! dememeliyiz. Çünkü eğer insanlar bizi örnek alır, bizim gibi olmaya çalışırlarsa bizde çakılır kalırlar ve bizi bir adım bile öteye aşamazlar, ancak bizim kadar olabilirler. Daha öteye geçemez bu in-sanlar. Ve yine biz onlara, o imâmlara hayır işlerini, hayırlı ve bereketli amelleri vahy ettik, bildirdik. Her türlü hayırlı işleri onlara öğrettik biz. Ve onlara namazı ikameyi emredip vahy ettik de onlar namazı ikame ettiler. Zekâtı emrettik de onlar zekâtı verenlerden oldular. Kendileri namazı ikame edip, zekâtı verdikleri gibi aynı zamanda bunu toplumlarına da aktardılar. Toplumlarına da duyurdular, onlara da bunu uygulattılar. Bu imâmlar kendileri canları ve malları konusunda Allah’ı söz sahibi bildikleri gibi, toplumlarının da böyle olmasını sağladılar. Toplumlarının da hidâyete sevk edici, hayırlı işlerde yarışıcı, namazı ikame edici, zekâtı verici olmalarını istediler. Evet imâmlardan, hidâyet rehberlerinden İbrahim (a.s) in gün-demi burada biterken hemen arkasından Lût (a.s) un gündeme alındığını görüyoruz. Lût (a.s) da tıpkı İbrahim (a.s) gibi Allah tarafından seçilip görevlendirilen şerefli imâmlardan birisidir.