9. “Sonra Biz onlara verdiğimiz sözü yerine getir-dik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri ise yok ettik.” Evet elçilerimize kendilerini reddedenler karşısında vaad et-tiğimiz zafer sözümüzü, kurtuluş vaadimizi yerine getirdik, onların hepsini toplumlarına galip getirdik. Onlar elçilerimizi yalanladılar, biz de onları ve beraberlerindeki inananları, onların mücâdelelerini destekleyenleri kurtardık diyor Rabbimiz. Evet tercihini peygamber yolunda olmaya kullanan, oylarını peygamber safında olmaya kulla-nanları kurtardık. Evet peygamberlerimizi ve dilediklerimizi kurtardık, müsrifleri de helâk ettik. Müsrif hayatını israf eden demektir. Allah’ın kendisine verdiği fıtrî özellikleri gereği gibi kullanamayarak boşa harcayan demektir. Veya müsrif böyle sere serpe istediği gibi bir hayat yaşamadan yana olan, ne Allah, ne din, ne iman hiçbir kayıt tanımadan, hiçbir sınır tanımadan canı ne isterse yapmaya çalışan kimsedir. İşte böyle keyfine göre bir hayat, keyfine göre bir kılık kıyafet, keyfine göre bir hukuk, keyfine göre bir ekonomi, keyfine göre bir inanç sistemi, keyfine göre bir itikat sistemi belirleyerek hayat yaşayanları, Alah’ın yasalarını görmezden gelenleri helâk ettik diyor Rabbimiz. Allah’ı İlâh kabul etmeyerek kendi kendilerini İlâh makamına koyanları, kendilerine hidâyet kapısı olarak gelen Allah elçilerini reddederek kendi kendilerini, kendi bilgilerini putlaştıranları helâk ettik. Bu müsrifler, kendi hayatlarını israf ettikleri gibi toplumlarını israf etmişlerdir. Kendilerini mahvettikleri gibi etraflarındaki insanları da kendi görüşlerine, kendi yasalarına çağırıp onları buna uymaya mahkum ettikleri için; tüm toplumu da israf etmiş zalimleri helâk ettik. Çünkü toplumunun iradesini ipotek altına alarak herkesi kendisi gibi düşünmeye, kendisi gibi inanmaya zorlayan zorba zalimler hem kendilerini, hem de tüm toplumlarını israf etmişledir. İşte bunlar hem dünyada hem de Ukba’da helâk üstüne helâke uğramaya lâyık insanlardır.