Enfâl Suresine Dön

Enfâlالأنفال

39. Ayet

39Enfâl Suresi

وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ كُلُّهُ لِلّٰهِۚ فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

Fitne/Şirk sonlanıncaya ve dinin/otoritenin tamamı Allah’ın oluncaya dek onlarla savaşın. Şayet (şirkten) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah, yaptıklarını görendir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

39. “Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür.” Evet ey mü’minler! Onlarla savaşın. Tâ ki yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din, sistem, hayat programı sadece Allah’ın oluncaya kadar. Yâni yeryüzünde egemenlik sadece Allah’ın oluncaya, sadece Allah’ın dini yeryüzünde hükümran oluncaya kadar. İşte İslâm’ın savaşı bu gerçekleşinceye kadar sürecektir. Fitne, küfür ve şirk demektir. Fitne yeryüzünde Allah’a isyan bayrağının çekilmesi demektir. Fitne yeryüzünde Allah’a kulluğu yasaklayıp, Allah’a kulluğa geçit vermeyip onun yerine şirki, küfrü yaymaya çalışmak, Allah’ın dinini ve yasaların çiğnemek, mü'minleri zorla dinlerinden döndürüp onları kâfirleştirmek için programlar yapmak demektir. İslâm’a girmiş insanları zorla dinlerinden döndürebilmek için çeşitli yollar, çeşitli işkenceler denemektir. Fitne şiddete başvurarak zorla, zorbayla bir fikri, bir inancı ortadan kaldırmaya çalışmak demektir. Kan dökmek çok kötü bir şey olmasına rağmen, insanları dinlerinden, inançlarından zorla vazgeçirerek, ezerek, bellerini ve gururlarını kırarak onları kendi inançlarını benimsemeye zorlamak demektir ki; Rabbimiz Bakara sûresinde ölümden çok daha beter bir şey olduğunu ifade eder. Kâfirlerin Allah’ı inkârları, Allah’a şirk koşmaları, insanları Al-lah yolundan alıkoymaları, İslâm eğitiminden mahrum bırakarak in-sanları cehenneme doğru sevk etmeleri, onları İslâm’dan onları küfre çevirmeye çalışmaları ölümden çok daha beter bir suçtur. Çünkü fitne dine tecavüzdür, dinin tebliğini yasaklamak demektir. İnsanların Allah dinine ulaşmalarını engellemek demektir. Materyalizmi, dinsizlik öğretimini teşvik ederek din eğitimini, din hürriyetini yasaklamak demektir fitne. İşte yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar savaşın onlarla diyor âyet-i kerîme. Yâni hayatın tümünde din yalnız Allah’ın oluncaya ve yeryüzünde Allah’ın kullarının Allah’ın dinine ulaşmalarını engelleyen, din eğitimini engelleyen, Allah’ın dinini tercih etmiş kişileri dinlerinden döndürebilmek için yapılan tüm fitneler, tüm barikatlar ve tüm engeller kalkıncaya kadar savaşın. Yeryüzünde küfür ve şirkten eser kalmayıncaya kadar Müslümanların savaşı sürecektir öyleyse. İnsanların inançlarına saygı göstermek yerine vahşi gücü seçen, insanlara zorla kendi inançlarını dayatanlarla yeryüzünde savaşmak mü'minlerin en büyük görevlerinden birisidir. Mü’minler böyleleriyle savaşmalılar ki yeryüzünde Allah’ın dini hakim olsun. Savaşmalılar ki din yalnız Allah’a ait olsun. Din hayat tarzı demektir. Din bir toplumun uymak zorunda olduğu kurallar, kanunlar manzumesi ve hayat tarzı demektir. Bu mânâda dinsiz bir toplum düşünülemez. Kanunsuz, kuralsız, sitemsiz bir toplum düşünülemez. Her toplumun mutlaka uymak zorunda olduğu bir dini, bir sistemi ve kanunları vardır. Ancak dinler, sistemler iki türlüdür. Allah tarafından belirlenmiş hak dinler, Hakka dayanan sitemler, bir de insanlar tarafından geliştirilmiş, ortaya atılmış bâtıl dinler, bâtıl sistemler. Bu mânâda komünizm bir dindir, Kapitalizm bir dindir, diğer sistemler, diğer hayat programları da birer dindir. Çünkü bunlar da toplumun uyması gereken sistemler, kanunlar manzumesidir. Ve tarih boyunca gelen tüm peygamberler insanlar tarafından ortaya atılmış bu bâtıl dinlerle, bu bâtıl sitemlerle mücâdele ederek onları kaldırıp, yerine Allah’ın sistemini ikame etmeye ve böylece Allah’ın kullarını kulların sistemlerine ve dinlerine uyarak onlara kulluk etmekten kurtarıp yalnız Allah’ın dinine, Allah’ın sitemine kul olmaya çağırmışlardır. Evet demek ki yeryüzünde bir tek kâfir kalmayıncaya kadar değil, yeryüzünde bir tek Müslüman kalmayıncaya kadar bizim savaşımız sürecek diyorlar. Biz öyle demiyoruz. Biz yeryüzünde bir tek kâfir kalmayıncaya kadar bizim savaşımız sürecek demiyoruz. Ne diyoruz? Yeryüzünde fitne kalmayıncaya, herkes beğendiği inancını yaşayabileceği bir özgürlük ortamına ulaşıncaya, kimsenin kimseye dayatma yapamayacağı ana kadar ve din yalnız Allah’ın oluncaya ka-dar savaşımız sürecektir diyoruz. Evet demek ki yeryüzünde bu gerçekleşinceye kadar savaş da bitmeyecektir. Kâfirler suni bir barıştan söz etseler de, yeni dünya düzeninden söz etseler de, savaşsız bir dünya yutturmacısından dem vursalar da, bunlar gerçekleşmedikçe yeryüzünde asla savaşlar bitmeyecektir. Çünkü işte bu yasayı Allah koyuyor. Allah yasasını değiştirecek de yoktur. Eğer bu işe bir son verirlerse, fitne durumlarına bir son verirlerse, küfürlerinden, şirklerinden vazgeçerler, Allah, Resulü ve Müslümanlarla savaşlarına bir son verirler ve iradelerini Allah iradesine mahkum ederlerse, kesinlikle bilsinler ki hiç şüphesiz Allah onların yapmakta olduklarını görendir, bilendir. Yâni şüphesiz Müslüman ol-duktan sonra da bu insanların işleri bitmeyecektir. Nasıl ki mü’minler insanların dirilişi için tüm imkânlarını, tüm hayatlarını ortaya koymuşlarsa onlar da artık Allah’ın dininin egemenliği için yapmaları gerekenleri yapacaklardır. Yâni şu anda biz onların dirilişi için ne yapıyorsak onlar da kendileri gibilerin dirilişi için yapmaları gerekenleri yapacaklardır. Bizim için şu anda Allah’ın emirlerine riâyet, haramlarından kaçınmak neyse onlar için de aynısı olacaktır. Değilse Müslüman ol-duktan sonra onlar bizim sömürgemiz, bizim mahkumumuz değillerdir. Onlar da bizler gibi aynı haklara sahip, aynı yasalara tâbi insanlardır.