44. “Karşılaştığınızda, olacak işi oldurmak için, onları gözlerinize az gösteriyor ve sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler dönüp Allah'a varır.” Düşmanla karşı karşıya geldiğinizde Allah onları size az gösteriyordu. Ve onların gözlerine de sizi az gösteriyordu. İki tarafa da karşılarındakileri az gösteriyordu. Karşı tarafa Müslümanları az gösteriyordu ki, onlar cesarete gelip savaştan vazgeçmesinler, ve az gördükleri mü’minleri ezip geçeceklerini zannetsinler. Mü’minlere de onları az gösteriyordu ki onlar da bu savaşta sebat göstersinler. Rivâyetlere göre İbni Mesud efendimiz yanındaki bir sahâbeye soruyordu. Karşıdaki düşmanı ne kadar görüyorsun? diye, o sahâbe de diyordu ki vallahi ben onları yaklaşık yüz kişi kadar görüyorum. Ebu cehil de Müslümanların sayıları hakkında bir lokma kadarlar diyordu. Böylece iki ordu vuruşsun da Allah intikam alacağı taraftan intikamını alsın, galip getireceği tarafın da üzerine nîmetlerini tamamlayıp galip getirsin. Çünkü Allah dilediğine hükmeder ve neye hükmetmişse onu uygular. Çünkü bütün işler sonunda Allah’a dönüp varır. Evet işte böylece mü’minler az gördükleri kâfirlere saldırıyorlar, kâfirler de az gördükleri mü’minlerin üzerine yürüyorlar. Netice Allah’ın zaten verilmiş bir kararını, yapılmış bir işini, verilmiş bir emrini gerçekleştirmek. Bunu gerçekleştirmek, savaşın devamını sağlamak için Rabbimiz âyetlerini böylece gösteriyordu. Rüyada gösteriyordu, bizzat uyanıkken gösteriyordu. Böylece iş aynen Allah’ın istediği, planladığı gibi cereyan ediyordu. Çünkü bütün işler Allah’a döndürülür. Emreden O’dur, takdir eden, gerçekleştiren O’dur. Rüyada O gösterir, şartları O hazırlar, meleklerini O gönderir ve işler O’nun istediği şekilde gerçekleşir. Peki bu durumda mü’minlere düşen nedir? Mü’minler Cenâb-ı Hakkın bu mûcize diyebileceğimiz âyetlerini beklemekten ziyâde Allah’a, Allah’ın istediği kulluğa yönelmelidir. Yâni mü’mine düşen kendisinin yapması gerekenleri yapmaktır, Allah da kendisine düşeni elbette yapacaktır. Ama işin başında, ama ortasında, ama sonunda. İşte orada da yaptı Rabbimiz yapacağını. Savaşın başında her iki tarafı da birbirine az gösteren Rab-bimiz yine Âl-i İmrân sûresinin beyanıyla savaşın başlamasıyla bir-likte mü’minleri kâfirlerin sayılarının, güçlerinin iki katı gösteriveriyor. Sayısal ve güç yönünden çok azınlıkta olan mü’minler kâfirlerin gö-zünde iki katı gösteriliyor ve Müslümanlara da o kâfirleri mevcut sa-yılarından ve güçlerinden çok daha az gösteriliyor. Böylece Rabbimiz istediklerini az, istediklerini çok göstererek mü’minleri güçlendiriyor, kâfirlerin cesaretlerini kırıyor.