Enfâl Suresine Dön

Enfâlالأنفال

57. Ayet

57Enfâl Suresi

فَاِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِي الْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِمْ مَنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ

Şayet onları savaşta ele geçirirsen, geriden gelenlere ibret olacak şekilde darmadağın et ki (sözlerini bozmaya yeltenen diğer kâfirler) öğüt alsınlar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

56,57.“Ey Muhammed! Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar. Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.” Öyleyse ey peygamberim, sen böyle kendileriyle anlaşma yaptığın kimseler sonra hiç sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında nakzederler. Onlar ahde riâyet etmezler. Rasulullah efendimizin Medine’ye hicretiyle birlikte Rasulullah efendimizle anlaşma yapmışlardı. Müslümanlar aleyhine hiçbir harekette bulunmayacaklar, Müslümanlar da onlar aleyhine bir harekette bulunmayacaklardı. Ama biliyoruz ki Yahudiler her fırsatta anlaşmalarını bozuyorlardı. Meselâ Bedir savaşı esnasında Rasulullah efendimizle anlaşmalarını bozarak Müslümanlar aleyhine Mekke müşriklerine silah yardımında bulundular. Sonra yine onlarla yeniden bir anlaşma daha yapıldı. Bu defa da Hendek savaşı esnasında müşriklerle birlikte hareket ederek anlaşmayı bozdular. Neden? Çünkü onların takvaları yoktu. Hiçbir esasa göre düşünmeleri yoktu. Hiçbir kimseye, hiçbir varlığa karşı bir çekinceme-leri yoktu. Hiçbir şeyden korkuları, hiçbir şeye saygıları yoktu. Allah’a karşı takva Allah nasıl bir tavır istiyorsa öylece davranmak demektir. Kişinin Rabbi karşısında takınması gereken tavrı takınması, yapması gerekenleri yapması, yapmaması gerekenlerden kaçınması demektir. İşte bunlarda böyle bir takva olmadığı için hiç bir anlaşmalarına saygı göstermezler. Onları savaşta yakaladığın zaman arkalarındakilere ibret o-lacak bir biçimde darmadağın edip öyle bir cezalandırın ki, onlara öyle bir darbe vurun ki arkalarından geleceklerin gözleri korksun da böyle bir şeye cesaret edemesinler. Müslümana saldırmanın, Müslü-manı arkadan hançerlemenin, Müslümana verilen sözü bozmanın ne demek olduğunu görsünler, anlasınlar. Yâni artık böyle hainlik yapanlara merhametli davranmak söz konusu olmayacaktır. Çünkü diğer dünya kâfirlerinin gözünü korkutacak biçimde onlara bir darbe indirilmesi gerekmektedir. Belki de akıllarını başlarına alırlar da hainlikten vazgeçerler. Belki de Allah’ın kendi safındaki mü’minlere açık yardımını ve desteğini görürler de düşmanca tavırlarına bir son verirler. Allah tarafından kendilerine gönderilmiş vahye kulak verirler de Müslüman olma yoluna girerler, hidâyete ererler. İşte anlıyoruz ki bunda sadece bizim için değil kâfirler için de bir hikmet vardır.