68. “Daha önceden Allah'tan verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldıklarınızdan ötürü size büyük bir azap erişirdi.” Allah’tan önceden geçmiş bir yasa olmasaydı aldığınız o fidyelerden dolayı size büyük bir azap dokunurdu. Bizler için böyle bir azabın söz konusu olduğunu anlatıyor Rabbimiz. Peki acaba burada kast edilen Allah’ın daha önceki yasası neydi? Bunu düşündüğümüz zaman şöyle anlayabileceğiz. Yasa inmedikçe, herhangi bir yasa konmadıkça, belli bir konu içinde konuyla ilgili bir açıklama yapılmadığı takdirde daha önceki inmiş olan âyetlere göre onları yorumlayarak hükmünü veren bir Müslüman bu konuda sorumlu olmayacaktır. Ra-sûlullah’ın hayatında özellikle bu söz konusudur. Çünkü o dönem ya-salar yeni iniyordu. Daha önceki inen yasalar içerisinde esirlere nasıl davranılacağı konusunda bir açıklama mevcut değildi. Rasulullah bu konuyu bir önceki yasalarla şöyle yorumladı. Onların öldürülmelerine dair bir emir olmadığından dolayı fidye karşılığı saldıklarının hayatlarının bağışlanmaları söz konusuydu. Peki bunu hangi amaçla yaptı Rasulullah? Belki onların içinden mü’min olanlar çıkar diye. Eğer zihinlerinizi yoklarsanız şunları da hatırlayacaksınız. Meselâ bir seferinde Cebrâil (a.s) Rasûlullah’ın başına gelen bir hadise sebebiyle iki dağı birleştirerek kendisine zulmeden kâfirleri helâk etmek üzere Rabbinden emir alıp geldiğini hatırlatınca Rasulullah bu konuda kendisinin serbest bırakıldığını anlayarak bunu istememiş ve belki onların içinden mü’minlerin çıkabileceğini düşünmüştü. Rabbimiz de o toplumu helâk etmemiş ve gerçekten on-ların içinden mü’minler çıkmıştır. İşte burada da Rasulullah efendimiz aynı şekilde bir hareket sergilemiştir. Onların içinden müminler çıksın diye onları salıvermiştir. Yâni bu konuda nasıl davranacağına dair önceden açık bir yasa olmadığı için sergilediği bu genel yasa sebebiyle Rasulullah ve sahâbe-i kirâm cezalandırılmamıştır.