19,20,21. “Kör ile gören, karanlıklar ile ışık ve gölgelikle sıcaklık bir değildir.” Körle, kör olanla basiretli olan, karanlıkla ışık, gölgelikle sıcak bir olur mu? Allah’ın âyetleriyle görüşü keskinleşen kimse, âyetlerden habersiz olarak körleşenle bir olur mu? Vahiyle ileriyi gören, Kur’an’la önünü gören, vahiysiz düşe kalka yol bulmaya çalışan kimse bir olur mu? Karanlıklar ile aydınlık, gölgelikle sıcaklık bir olur mu? Rabbimiz bu âyetlerinde vahiy nîmetiyle dirilmiş, vahiy nîmetiyle basarı açılmış, görüşü keskinleşmiş kimselerle, vahiyden mahrum kalmış kimselerin mukâyesesini yapıyor. Kâfirler Allah’ın âyetlerini görmüyorlar, kördürler onlar. Ama mü’minler, Allah’ın âyetleriyle basiret sahibidirler. Hayatlarını Allah’ın âyetleriyle yol bulan, vahyin ışığında yaşayan mü’minlere mukabil kâfirler cehalet, zan, vehim ve karanlıklar içinde bir hayat yaşamaktadırlar. Kör ile gören bir olur mu? Alîm sıfatına, Basîr sıfatına sahip olan, her şeyi bilen ve gören Allah’la bu sıfatların tümünden mahrum olanlar bir olur mu? Karanlıkla aydınlık bir olur mu? Aydınlık vahiydir, nûr Kur’an’dır. Hakkın dışındaki, hak bilgisinin dışındaki, vahiy bilgisinin dışındaki her şey karanlıktır. Vahyi tanımayan, vahiyden habersiz olan tüm gözler, tüm yüzler karanlıktır. Allah’a dayalı, vahye dayalı yaşanan hayatlar nûrdur, aydınlıktır. Öyleyse ey kâfirler, ey müşrikler sizler Rabbinizin varlığını ve O’ndan başka Rab ve İlâh olmadığını ispat eden göklerde ve yerde bu kadar âyete karşı kör ve sağır davranıyorsunuz diye, onları gören peygamber ve onun yolunun yolcuları ne diye kör gibi davransınlar? Siz böylesiniz diye müminler ne diye sizin gibi düşe kalka yol alsınlar? Ne diye sizin gibi adım başına bir direğe toslayıp hayatlarını mahvetsinler? Allah’ın kitabına, Allah’ın nûruna sahip olan mü’minler ne diye onu söndürüp karanlıkta el yordamıyla yol bulmaya kalkışsınlar? Sizler mü’minlerin yoluna girip cennete gitmeniz gerekirken ne diye müminleri kendi cehenneminize çekmeye çalışıyorsunuz? Bu âyet hem dünyayı, hem de âhireti anlatıyor. Mü’minlerin vahiyle kazandıkları nûrları, ışıkları ile cennete doğru yol alırlarken, cennete ulaşıncaya kadar ışıkları kendilerini terk etmezken, kâfirler de nûrsuz, ışıksız bir şekilde cehenneme doğru yol almaktadırlar.