3. “Ey İnsanlar! Allah’ın size olan nîmetini anın; sizi gökten ve yerden rızıklandıran Allah’tan başka bir yaratan var mıdır? Ondan başka tanrı yoktur. Nasıl aldatılıp da döndürülürsünüz?” Ey insanlar, Allah’ın üzerinizdeki nîmetlerini bir anın. Allah’tan başka gökten ve yerden size rızık verecek başka kimse var mı? Allah’tan başka yaratıcı var mı? Hiç aklınız ermiyor mu sizin? Nasıl da Allah’tan uzaklaşıyorsunuz. Rızık veren O olsun, doyuran O olsun, yaratan O olsun, hayatınız O’ndan olsun, sonra da kalkıp böyle bir Allah’a değil de başkalarına kulluk yapın. Yakışıyor mu bu size? Bir ansanıza, bir zikretsenize Rabbinizin size olan nîmetlerini. Hayat nîmeti, varlık nîmeti, vahiy nîmeti, Risâlet nîmeti, Kur’an nîmeti, ilim nîmeti, akıl nîmeti, göz nîmeti, kulak nîmeti, anlayış, kavrayış nîmeti, yeme içme, hava, su nîmeti ve daha sayılamayacak kadar nîmetler… Peki acaba nîmeti anmak ne demektir? Nîmeti nasıl zikredeceğiz? Nîmeti anmak, nîmeti zikretmek demek onu, onun sahibi olan Allah’ın istediği gibi kullanmaktır. Nîmeti hatırlamak nîmetin vericisini hatırlamak demektir. Nîmeti anmak, nîmetin sahibini anmak, nîmetin sahibini ve o sahibin istediklerini hatırlamak demektir. Tabi bu hatırlama mücerret sadece hatırlayıvermek değil, onu uygulamaya koymak üzere, amele dönüştürmek üzere hatırlamaktır. Bazı hatırlamalar kavlî olur, bazıları da fiilîdir. Kavlî olanlara hamd, fiilî olanlara da şükür denir. Yâni dille nîmetin vericisine hamd edilirken, hayatla da teşekkür etmeliyiz. Öyleyse Rabbimizin tüm nîmetlerini hatırlayıp o nîmetleri O’nun yolunda kullanmak zorundayız. Üzerinizde şu anda akıl nîmeti mi var? Akıllı mısınız şu anda? Onu Allah’ın istediği gibi, Allah’ın istediği yerlerde kullanın, böylece Allah’ın nîmetini anın. Onu sadece para kazanmanın peşinde, ya da fizik problemleri, kimya denklemleri çözmenin peşinde değil de, biraz da vahyi tanımada kullanın, böylece Rabbinizin nîmetini anın. Veya meselâ ilim nîmeti mi var üzerinizde? Onunla sahibinin istediği biçimde amel edin, onu sahibinin istediği biçimde ona muhtaçlara ulaştırın, böylece Rabbinizin nîmetini anın. Konuşabiliyorsunuz, dil nîmeti mi var üzerinizde? Onu sahibinin istediği yerde kullanın. Akşama kadar pek çok şey peşinde kullandığınız kadar, peynirin küflüsünü, turşunun modelini anlamada kullandığınız kadar, onun bunun gıybetinde ve zırvalarında kullandığınız kadar biraz da âyet ve hadis anlatmakta kullanın, böylece Rabbinizin nîmetini anın. Sıhhat, gençlik nîmeti mi var üzerinizde? Onu Allah’a kulluğa harcayın da Rabbinizin nîmetini anın. Kur’an nîmeti mi var? Allah size kitap sünnet bilgisi mi verdi? Onu birilerine anlatarak Rabbinizin nîmetini anın. Boş zaman nîmeti mi var üzerinizde? Onu hasta ziyaretine, sıkıntılı kardeşlerinizin yardımına ayırarak Rabbinizin nîmetini anın. Hanım nîmeti, çoluk çocuk nîmeti mi var üzerinizde? Onları kitap ve Sünnetle tanıştırın, onları Müslümanca eğitin, onları cennete kazandırın ve böylece Rabbinizin nîmetini hatırlayın. Para nîmeti mi var? Mal mülk nîmeti mi var üzerinizde? Onu ona muhtaç olanlara ve-rin ki, Rabbinizin nîmetlerini anmış olasınız. Bütün bunları Allah yolunda kullanın ki, bunların Allah’a ait olduğunu, Allah’tan gelme birer nîmet olduğunu hatırlamış olun diyor Allah.