40. “Ey Muhammed! De ki: “Allah’ı bırakıp da taptığınız putlara hiç baktınız mı? Yeryüzünde yarattıkları nedir? Bana göstersenize!” Yoksa onların Allah’la ortaklığı göklerde midir? Yoksa Biz onlara Kitap verdik de ondaki delillere mi dayanırlar? Hayır o zalimler, birbirlerine sadece aldatıcı söz söylerler.” Ey peygamberim, de ki onlara, görmüyor musunuz? Düşünsenize şu Allah’ı bırakıp ta O’nun berisinde şu şerikleriniz, şu ortaklarınız konusunda, Allah berisinde tapındıklarınız, dua ettikleriniz, sığındıklarınız, arzularını yerine getirip yasalarını uyguladıklarınız yeryüzünde neyi yaratmışlar? Ne yaratmışlar onlar? Yaratıcılık özellikleri var mı onların? Bir şey yaratabilmişler mi? Bir şey yaratamadıkları belli, yoksa onların göklerde Allah’a bir ortaklıkları filan mı var? Yoksa göklerin yaratılışında, düzenlenmesinde onların bir ortaklıkları, bir payları mı var? Onların ellerinde benim kendilerine verdiğim bir yetki belgeleri mi var? Benim yaratmama, Benim güç ve kudretime, Benim egemenlik yetkilerime bir ortaklıkları mı var onların? Yoksa siz mi ve-riyorsunuz bu yetkiyi onlara, siz mi ortak ediyorsunuz onları Bana? Yoksa kendi tanrılarınızı kendiniz mi belirlemeye çalışıyorsunuz? Allah’a şirk koşanlara, Allah berisinde Allah gibi yetkililerin olduğuna inananlara sormak lâzım bunu. Neyi yaratmışlar o ortaklarınız? Küçük dağları mı yaratmışlar? Bir zerreyi, bir karıncayı mı yarat-mışlar? Kendi gözlerini, kulaklarını onlar mı yaratmışlar? Hayır hayır, kendileri de dahil her şeyi Allah yaratmıştır. Allah “ol” demiş ve her şey oluvermiştir. İnsandaki kuvveti, kudreti yaratan da Allah’tır. İnsan sadece Allah’ın yasaları içinde debeliyor, hepsi o kadar. Hiçbir güç, hiçbir varlık ben de yaratıcıyım deme hakkına sahip değildir. Kendilerini bile yaratmaktan aciz varlıklar nasıl tanrı olabilecekler? Nasıl ortak koşabiliyorsunuz bu acizleri Allah’a? Yoksa onlara bir kitap mı vermişiz de, o kitaptan aldıkları delillerle hareket ediyorlar? Onlara bir kitap verdik te o kitaptan aldıkları bir delil üzere mi bulunuyor bu adamlar? Yâni bu insanların ellerinde, bizde de yetki var, bizde de egemenlik var, bizler de Allah adına hük-medebiliriz, Allah adına yasalar belirleyebiliriz, bizler Allah’ın yardımcılarıyız, temsilcileriyiz diye kendilerine yetki veren bir kitapları mı var ellerinde? Bilâkis o zalimler birbirlerine sadece aldanış vaadediyorlar. Sadece birbirlerini aldatıyorlar onlar. Âmirler memurları, memurlar âmirleri, tâğutlar kulları, kullar tâğutları, İlâhlar kullarını, kullar İlâhlarını, tapınanlar tapınılanları, tapınılanlar tapınanları, sığınanlar sığınılanları, sığınılanlar sığınanları, dua edilenler dua edenleri, dua edenler dua ettiklerini aldatıyorlar. Hiç birisi samimi değil, böyle bir aldatmaca, böyle bir kullanmaca devam edip gidiyor. Birbirimizi aldatmaktan, birbirimizi kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Birbirimizi Rabler, kullar edinmemeliyiz. Bizler hepimiz Allah’ın kullarıyız. Bırakalım birbirlerimize Rabliği, kulluğu da yaratıcıya kulluğa yönelelim. Çünkü hepimiz kuluz. Birbirimizin sözlerini Allah sözü yerine geçirmeyelim. Birbirimizin yasalarını, görüşlerini, fikirlerini Allah yasalarının üzerine çıkarmayalım. Bakın Rab olma özelliğine sahip olan Allah’ın şu özellikleri vardır: