4. “Düğümlere nefes edenlerin (büyücülerin) şerrinden,” “Ukde” ip demektir, “ukad” da ipler demektir. “Nefese” de üfürmek, üflemek demektir. Neffase de onun çoğuludur. Öyleyse iplere, düğümlere üfürenlerin, üfleyenlerin şerrinden de Felâkın Rab-bine sığınırım de. Âyetin, anlayabildiğimiz kadarıyla birkaç manası var: 1. Âlimlerimiz buradaki ipler üzerine üfüren, düğümler üzerine üfleyenlerden kastın sihirbazlar olduğunu söylemişler. Çünkü sihir unsurları ipler ve bu iplere atılan düğümlerdir. Sihirbazlar iplere düğüm atarak üfürürler. Evet tüm üfürükçülerin tüm sihirbazların şerlerinden kendisine sığınmamızı istiyor Rabbimiz. Nitekim Buhari’nin rivâyet ettiği hadislerinde Rasulullah efendimiz kendisine sihir yapıldığı zaman Cebrâil’in kendisine gelerek bu sûreyi okumasını tavsiye ettiğini anlatmaktadır. Biz de onların şerlerinden Rabbimize sığındığımız zaman onların bize yapabilecekleri hiçbir şey yoktur. Bakara sûresinde, Cin sûresinde cinlerin Allah’a sığınan kişiye yapabilecekleri hiçbir şeyin olmadığı anlatılır. 2. Gönüllerdeki düğümlü azimler, tutkular, mefkureler, hedefler, kuruntular ki, onların şerlerinden de Allah’a sığınacağız. 3. Buradaki “Neffasat” kelimesi müennes bir kelime olduğu için kadınların cinsel cazibelerinin, hile ve tuzaklarının yüreklere işleyen füsunkar tesiri olduğu söylenmiştir. Öyleyse şu piyasada erkeklerin kalplerine şehvetler üfürerek onları etkileri altına almaya çalışan, insanları baştan çıkarabilmek için şeytanın oltasına solucan olmuş kadınların şerlerinden de Allah’a sığınacağız. Tıpkı sihir gibi onların da erkeklerin azim ve iradelerini etkileme güçlerinin olduğunu, binaenaleyh onların şerlerinden de kendisine sığınmamızı istiyor Rabbimiz. 4. Nefese kelimesinin çoğulu nüfus ve cemaatlerdir. Öyleyse insanlara kendi görüşlerini, kendi gruplarını, kendi ideolojilerini üfleyen, onları Allah’ın kitabı ve Resûlü’nün sünnetinden uzaklaştırarak kendi gruplarına, kendi kitaplarına, kendi anlayışlarına çekmeye çalışan, onların iradelerine düğümler vuran, şunları şunları okumayacaksınız, şunları şunları dinlemeyeceksiniz diyerek onların düşüncelerine ipotekler koymaya çalışan cemaatlerin şerrinden de Allah’a sığınmamız emrediliyor. 5. Veya insanlara küfür ve şirk inançlarını üfürüp onları Allah’a kulluktan koparmaya, kendilerine kul-köle edinmeye çalışan, küfrü ve şirki empoze etmeye, körpe dimağlara pislik üfürerek onları etkilemeye çalışan materyalist eğitim sistemlerinden de hem kendimizi, hem de çocuklarımızı koruyarak Allah’a sığınmamız emredilmektedir. 6. Veya insanlara Allah’ın diniyle uzaktan ve yakından hiçbir ilgisi olmayan resmî bir din empoze etmeye çalışan zalim sistemlerin şerlerinden de Allah’a sığınmamız emredilmektedir. Önce insanların dine girmemeleri için, insanların kitaplarıyla tanışmamaları için engeller koyuyorlar. Her taraftan kapatıyorlar o yolu. Din eğitimini yasaklıyorlar. İnsanların Kitap ve Sünnet duyma yollarını kapatıyorlar. Böylece insanlara dini duyurmayarak onları Allah yolundan alıkoymaya çalışırlar. İnsanları kitaplarından uzaklaştırmaya çalışırlar. Eğer tüm bu yasaklamalara, tüm bu engellemelere rağmen yine de insanlar Allah’ın diniyle, Allah’ın dininin temel kaynakları olan Kitap ve Sünnetle tanışmaya yönelmişlerse, bu yönelişin önüne geçemeyeceklerini anladıkları zaman da hemen onların karşısına resmî bir din çıkarıp, resmî din dersi programları oluşturup, din dersi kitapları hazırlatıp: “Din mi istiyorsunuz? Din eğitimi almak mı istiyorsunuz? Alın size din! Alın size din eğitimi! Alın size din dersi kitapları!” Diyerek Allah’ın diniyle uzak ve yakından hiçbir ilgisi olmayan din programları sunarlar. Sundukları bu programlarla, empoze ettikleri bu din dışı dinlerle insanların dengelerini bozarlar. İşte burada bunların şerlerinden de Allah’a sığınmamız emrediliyor. Bunlardan da Allah’a sığınacağız inşallah. Veya kendileri dinden habersiz kimi zavallı hoca efendiler de Allah’ın kulları Kitap ve Sünnete yönelmesinler diye sanki ısrarla Kitap ve Sünneti gündeme getirmeyerek, insanları Kitap ve Sünnete yönlendirmeyerek, ölmüş bir takım salih kişileri öne sürerek, onların anma törenlerini düzenleyerek, onları gündemde tutarak insanların dikkatlerini o noktaya çekmeye çalışmaktadırlar. Evet böylece insanlara üfürdükleri, empoze ettikleri bu yanlış üfürüklerle insanların dinleriyle, dinlerinin temel kaynaklarıyla tanışmalarını engellemektedirler. Bunların şerlerinden de Allah’a sığınacağız. Hâsılı insanlara bir şeyler üfürerek, bir şeyler empoze ederek onların ruh ve beden dengelerini bozmaya çalışan her şeyden Allah’a sığınacağız. Meselâ sokakta gayr-i İslâmî kılık kıyafetiyle gençlere şehvet üfürüp onların dengelerini bozmaya çalışanların şerrinden, veya karnı aç bir insana bir şeyler üfürerek onların dengelerini bozmaya çalışan vitrinlerin şerrinden de Allah’a sığınacağız. İhtiyacı olmadığı halde ihtiyacı olmayan ürünleri reklâmlarla insanların beyinlerine sok-maya çalışanların, böylece insanların ruh-beden dengelerini bozmaya çalışanların şerrinden de Allah’a sığınacağız. Onlar da insanların ruh-beden dengesini bozarlar değil mi? Meselâ şu anda insanlara küfür ve şirkten başka hiçbir şey empoze etmeyen şeytan vahiylerinin, televizyon programlarının yaptığı bundan başka bir şey değildir. İnsanları Allah’a kulluktan uzaklaştıran, insanlara âhireti unutturan, insanları dinlerinin temel kaynakları Kitap ve Sünnetten uzaklaştıran şeylerin tümünden uzaklaşacağız ve Allah’a sığınacağız. Başka?