24. “Sizi onlara üstün kıldıktan sonra, Mekke bölgesinde, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan geri tutan, savaşı önleyen O’dur. Allah yaptıklarınızı görendir.” O Allah ki o kâfirlerin, o düşmanlarınızın ellerini, zulümlerini sizden bertaraf edip uzaklaştırdı. Sizin ellerinizi, sizin kılıçlarınızı da onlardan uzaklaştırdı. Mekke’nin merkezinde, Mekke’nin karnında, Mekke’nin hemen yakınında, sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra sizi onlardan, onları da sizden uzaklaştırdı. Bu işi Allah yaptı. Orada böyle bir sonuca Allah karar verdi ve kararını da aynen uygulayıverdi. Orada savaşı Allah önledi. Şüphesiz ki Allah tüm yaptıklarınızı görendir. Kalplere hükmeden, gönüllere sahip olan Allah, tüm savaşları yö-neten, yönlendiren Allah ne sizi onlar üzerine saldırttı, ne de onları sizin üzerinize saldırttı. Her ikinizi de engelledi Rabbiniz. Sonuçta siz-leri muzaffer kıldı, galip getirdi ve bir anlaşma yaptırdı. Gerçekten Müslümanların çok çok lehine olan, Müslümanları zafere ulaştıran, Müslümanlara Mekke’nin fethini hazırlayan bir anlaşmaydı bu. İlk bakışta Müslümanların aleyhineymiş gibi görünse de, ilerde tüm Arabistan yarımadasını Müslümanların emrine verecek bir başarıydı bu… Müslümanlar büyük bir zafer kazanmışlardı bu anlaşmayla. Hem de kılıçlarını kınlarından çıkarmadan, burunları bile kanamadan. Mekkeli müşrikler artık Müslümanların ve İslâm’ın varlığını kabul etmişlerdi. Düne kadar değer vermedikleri Müslümanlarla barış masasına oturmuşlardı. Müslümanlar adına büyük bir siyasî zaferdi bu.