28. “Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, peygamberini, doğruluk rehberi Kur’an ve hak din ile gönderen O’dur. Şâhit olarak Allah yeter.” Çünkü Allah, elçisini hidâyetle ve hak bir dinle gönderendir. O dini bütün dinlere egemen kılmak, o hayat programını bütün sistemlere hakim kılmak, üstün kılmak için. Hak bir dinle, hidâyetle Resûlü’nü gönderendir Allah. Şâhit olan da O’dur. Tüm hadiselerin şahidi O’dur. Allah, hak bir din ve hidâyetle gönderdiği Resûlü’nü mutlaka galip ge-tireceğini vaad etmiştir. Dinini tüm dinlerin üzerine hakim kılacağını, yolunu tüm yollar üzerine, sistemini tüm sistemler üzerine hakim kılacağını vaad etmiştir. İşte Resûlünün gördüğü rüyayı da gerçekleştirecek olan O’-dur. Sizler de ey Müslümanlar, hiçbir korku duymadan, emin bir şekil-de o Kabe’ye gireceksiniz. Bundan sonra nice fetihlerle, nice zafer-lerle Allah’ın yardım ve desteğine şâhit olacaksınız. Hudeybiye’den sonra Hayber’in fethi, ondan sonra Mekke, ondan sonra tüm Arabistan yarımadası, ondan sonra Suriye, İran, Irak, Mısır, Afrika, Asya, Anadolu, sonra diğer dünya ülkelerinin fethini ve insanların fevc fevc Allah’ın dinine girdiklerini göreceksiniz. Siz yeter ki Allah adına bir hayat yaşamanın hesabını yapın. Yeter ki siz Allah’a güvenin, Resûlü’ne güvenin. Kesinlikle bilin ki Allah ve Resûlü sizi asla bırakmayacaktır. Resûlü’nün size verdiği tüm vaatlerini de, tüm haberlerini de Allah doğru çıkaracak, tasdik edecektir. Çünkü konuştuklarını vahiyle konuşur, kendisinden bir şey söylemez o peygamber. Kendisi adına hareket eden peygamberini de onun yolunun yolcularını da asla yardımcısız bırakmayacaktır Allah. Bunu hiçbir zaman hatırınızdan çıkarmayın.