Furkân Suresine Dön

Furkânالفرقان

40. Ayet

40Furkân Suresi

وَلَقَدْ اَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّت۪ٓي اُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِۜ اَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَاۚ بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا

Andolsun ki onlar, kötülük/helak yağmuruna tutulan beldeye gelmişlerdi. Orayı görmüyorlar mıydı? (Hayır, öyle değil! Görüyorlardı elbet!) Fakat onlar yeniden dirilmeyi ummuyorlardı.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

40. “Ey Muhammed! Bu putperestler andolsun ki, belâ yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardır. Onu görmediler mi? Hayır! Tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.” Muhakkak ki belâ ve musîbet yağmuruna tutulmuş olan şu ülkeye de uğramışlardır onlar. Mekkeliler, şu insanlar muhakkak ki Belâlar yağdırdığımız Lût (a.s) un ülkesine de uğrayıp görmüşlerdir. Şu Mekkeliler, şu Hicaz halkı ve şimdi sizler Filistin ve Suriye’ye giderken seyahatinizde mutlaka Lût kavminin yerin dibine batırılmış ülkesini gördünüz. Allah’la savaşa tutuşmuş, cinsel ahlâksızlığı Allah’a ve peygambere kafa tutacak doruk noktaya ulaştırdığı için helâk edilen Lût kavminin kalıntılarının arasından geçmişsinizdir. Fenalık yağmuru yağdırılan ülke. Azap yağmurlarıyla yok edilen toplum. Meleklerin kaldırıp kaldırıp yere vurdukları şehirler. Üzerlerine çamurdan taşlaşmış ve her birinin üzerinde kimin beyninde patlayacağı yazılı azap taşlarının yağdırıldığı kentler. Allah’ı unutup, Allah’ın elçisinin getirdiği mesajı reddedip çılgınlar gibi eğlenirlerken, hayvanlar gibi şehvetlerinin peşinde koştururlarken Allah’ın azabının kendilerini kuşattığı insanlar. Hani nerede şimdi onlar? İşte görüyorsunuz Lût gölünün çöktüğü yeri. Aman Allah’ın bu topluma gönderdiği bu azapla insanlar ilgi kurup adam olmaya yönelmesinler diye şimdi orasının adını atlaslarda değiştirmeye çalışıyorlar. Lût gölü değil de ölü deniz filân demeye çalışıyorlar. Hainler ne kadar da insanların gözünden, gönlünden sakalsanız da, işte bütün çıplaklığıyla gözlerinizin önünde duruyor bu gerçek. Unutmayın ki o denizin altında yatan helâk olmuş bir kavmin cehenneme yolculuğu devam ederken acı acı feryatları kulaklarımıza gelmektedir. Şimdi görmüyorlar mı? Bakmıyorlar mı? Hayır hayır bu insan-lar bunları görüyorlar, anlıyorlar da öldükten sonra dirilişi pek hesaplarına katmıyorlar. Yâni şimdi onları görseler, bu batıp gidenler üzerinde düşünüp, ölüm üzerinde kafa yorup bir sonuca gitseler, bir ders çıkarsalar o zaman iştahları kaçacak, programları altüst olacak ve yaşadıkları bu hayatta zulmedemeyecekler, kan içemeyecekler, kâfirce ve müşrikçe bir hayatı sürdüremeyecekler. Allah’la, Allah’ın diniyle, Allah’ın elçileriyle ve Müslümanlarla savaşlarını sürdüremeyecekler. Yâni bir insan hem Allah’ı kabul etsin, hem âhiretin hesabını kitabını kabul etsin, hem de zalim olabilsin. Bu mümkün müdür? Hayır bu asla mümkün değildir. Onun içindir ki kâfirin, zalimin yeryüzünde küfrünü ve zulmünü rahat sürdürebilmesi için ilk yapması gereken şey Allah’ı, Allah’ın dinini ve âhireti devre dışı bırakmak, inkâr etmektir. Değilse asla bu adam küfrüne ve zulmüne devam edemeyecektir. Onun içindir ki ne Âd’ı ne Semûd’u gündeme almıyor. Allah’ı, âhireti, ölümü, hesabı kitabı da diskalifiye ediyorlar ve yapacakları günâhları rahat yapmaya bakıyorlar. Devam etsinler bakalım geberecekleri güne kadar bu hayatlarına.
Furkân Suresi 40. Ayet | Tevhid Meali