9. “Ey Muhammed! Sana nasıl misâller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.” Bakın, bakın sana nasıl misâller getiriyorlar? Senin için nasıl örnekler veriyorlar? Böylece saptılar, sapıttılar da dosdoğru yola gir-meye de artık hiç güç yetiremiyorlar. Artık onlar doğru yolu da bula-mazlar. Evet böylece zalimlerin, kâfirlerin değerlendirmesinden sonra Rabbimizin peygamberini değerlendirmesine şâhit oluyoruz. Kâfirler böyle değerlendiriyorlardı peygamberi. Tarih boyunca bu hep böyle olmuştu. Peygamberin zayıf bir beşer olduğuna itiraz ediyorlar, ondan harikulade şeyler bekliyorlardı. Halbuki önceki peygamberlerin hepsi de böyle birer beşerdi. Onların da babaları, anaları vardı. Onların da hanımları, çocukları vardı. Onlar da yiyip içen insanlardı. Rabbimiz kitabının pek çok yerinde ısrarla peygamberlerinin ağzından bu konuyu vurgulatır. Tüm peygamberlerin ısrarla toplumlarına söylediği şey şudur: Dikkat edin! Ben bir beşerim! Ben sizin gibi bir insanım! Ben sadece size Rabbimin mesajını getirdim! Bu din benden değil Allah’tandır! Sakın beni Allah’la karıştırmayın! Sakın Allah’tan istenmesi gereken şeyleri benden istemeye kalkışmayın diyerek kendilerini putlaştırmaya çalışan, kendilerini Allah’la karıştıran toplumlarını uyarmışlardır. Ama maalesef bütün bu uyarılara rağmen Yahudi ve Hıristiyanların peygamberlerini tanrılaştırmalarına karşılık, sanki onlara nazire olarak Müslümanlardan kimi zavallılar da Rasulullah efendimizi yüceltmeye, ona onda olmayan bir kısım İlâhî sıfatlar yüklemeye kalkışıyorlar.