12. “Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.” Gökleri de iki gün olarak takdir edilen bir zaman içinde yedi gök olarak yoktan var etti Allah. Böylece göklerin ve yerin yaratılışı altı günde tamamlanmış oldu. Allah böyle takdir buyurduğu için böyle oldu. Rabbimiz dileseydi, göz açıp kapayıncaya kadar kısa bir süre içinde de yaratırdı. Rabbimiz, yedi gök halinde onları yerine koydu ve her bir semâya istediğini vahy etti. Her bir semânın işlevini ona vah-yetti, yahut her bir semâda o semânın muhtaç olduğu melekleri ve kendisinden başka hiç kimsenin bilemeyeceği şeyleri tertip buyurdu. Her semânın meleklerine, orada cereyan edecek olayları deruhte emrini telkin buyurdu. Sonra diyor ki Rabbimiz: “Dünya semâsını da, yâni denî semâyı, alçak semâyı, dünyanın semâsını, dünyadan görülebilen semâyı da yıldızlarla süsledik ve onu koruduk.” Neden? Bozulmaktan, yıkılmaktan koruduk. Kıyâmete kadar bozulmayacak o semâ. Ya da şeytanlardan koruduk o semâyı. İşte bu Azîz ve Alîm olan, mutlak bilgi sahibi, mutlak güç ve kuvvet sahibi olan Allah’ın takdiridir. Bunu Azîz ve Alîm olan Allah’tan başka kim yapabilir? Allah semâyı bina etmiş, binasından sonra da bu binanın devamını sağlamış, kıyâmete kadar onu bozulmaktan korumuştur.