15. “Âd kavmine gelince onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha kuvvetli kim vardır?” dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın kendilerinden daha kuvvetli olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardı.” İşte Âd kavmi, yeryüzünde büyüklük tasladı, müstekbir davrandı. Allah’ın elçisi Hud'a (a.s) ve beraberindeki Müslümanlara karşı haksız yere büyüklük tasladılar. Allah’ın elçisi Hud (a.s), kendilerini Allah’ın azabıyla korkutunca da dediler ki: “Ey Hud! Şunu kesinlikle bilesin ki, bizden daha kuvvetli hiç kimse yoktur. Yeryüzünde hiç kimse bizi alt edemez. Bizimle kim baş edebilir? Kim bizimle boy ölçüşebilir? Hiç kimse bize azap gönderemez. Kimse bizim huzurumuzu boza-maz. Bizler şu anda sahip olduğumuz güç ve kuvvetle, şu anda zirvedeki medeniyetimiz, uzun boylarımız, güçlü pazularımızla her şeyi bertaraf ederiz. Bize bir azap gelse bile, biz onu savuşturma gücüne sahibiz.” Uzun boylarına, güçlü pazularına, mevcut medeniyetlerine güvenerek Allah’a ve Allah elçilerine kafa tutmaya kalkıştılar. Ama kendilerini yaratan, bu güçleri kendilerine veren Allah’tan gafil oldular. Allah’ın kendilerinden daha güçlü olduğunu hesap edemediler. Bunlar, kendilerini yaratanın, kendilerinden daha güçlü olduğunu göremediler, bilemediler. Kime karşı geldiklerinin, kiminle savaşa tutuştuklarının farkında değillerdi. Onun için Allah’ın âyetleriyle, Allah’ın sistemiyle alay ediyorlardı: