46. “Her kim iyi bir iş yaparsa kendi lehine yapmış olur. Kim de bir kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur. Rabbin kullara zulmedecek değildir.” Allah kesinlikle kullarına zulmetmez. Her kim bir iyilik yaparsa kendi lehinedir, kim de bir kötülük yaparsa o da onun kendi aleyhinedir. Allah’ın sizin yaptığınız amellere herhangi bir ihtiyacı olmadığı gibi, amel işleyenlere de Cenâb-ı Hak asla zulmetmez. Yâni Allah, ne iyilik yapan kimselerin yaptıkları bu salih amellerini zayi etmek, ne onların bu amellerinin karşılığı olan mükafattan onları mahrum etmek türünde, ne de kötülük yapan kimseleri yaptıkları bu kötülükleri sebebiyle cezalandırmamak türünde bir zulüm yapmaz. Allah hiç kimsenin amellerini zayi etmediği gibi, karşılıksız da bırakmaz. Kime ne mükafat vermişse, onu kendi yaptıklarından ötürü vermiştir, kime de ne ceza vermişse, yine kendi amellerinin karşılığı olarak vermiştir. Allah kesinlikle kullarına zulmetmez. Her kim bir iyilik yaparsa kendi lehinedir, kim de bir kötülük yaparsa o da onun kendi aleyhinedir. Allah’ın sizin yaptığınız amellere her hangi bir ihtiyacı olmadığı gibi, amel işleyenlere de C. Hak asla zulmetmez. Yani ne iyilik yapan kimselerinin yaptıkları bu salih amellerini zayi etmek, yani onların bu amellerinin karşılığı olan mükafattan onları mahrum etmek türünde, ne de kötülük yapan kimseleri yaptıkları bu kötülükleri sebebiyle cezalandırmamak türünde bir zulüm yapmaz Allah. Allah hiç kimsenin amellerini zayi etmediği gibi karşılıksız da bırakmaz. Kime ne mükâfat vermişse onu kendi yaptıklarından ötürü vermiştir, kime de ne ceza vermişse yine kendi amellerinin karşılığı olarak vermiştir. Evet Allah kullarına zulmetmez. Zerre miktarı bile Rabbimiz kullarına zulmü dilemez. Çünkü Rabbimiz her türlü eksiklikten münez-zehtir. İbâdete, tazime, saygıyla önünde eğilmeye lâyık olan sadece Odur. Eğer Rabbimiz kullarına, yaratıklarına zulmetmeyi dileseydi hiç kimse Ona karşı koyamaz bunun önüne geçemez ve Ondan hesap soramazdı. Fakat Rabbimiz kendi zatını bu eksiklikten münezzeh kıl-mıştır. Âlimlerimizin ifadesine göre zulüm zaten Allah için müstahildir, Allah için düşünülmesi imkansızdır. Çünkü zulüm sınırı aşmaktır haddi tecavüz etmektir. E Rabbimiz için kendisinden daha yüksek birileri olmadığına göre, ya da kendisine itaat edeceği bir makam olmadığına göre, yani kendisi için sınır belirleyecek bir varlık olmadığına göre Rabbimizin sınır çiğnemesi de düşünülemez. Çünkü tüm sınırları koyan zaten kendisidir. Tüm varlıklar onun mülkü olduğuna göre, mülk olanın malikten hesap sorması da imkânsızdır.