52,53. “Ey Muhammed! De ki: “Ne dersiniz? O Kur’an Allah tarafından gelmiş olup da sonra siz onu inkâr etmişseniz, o takdirde haktan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir? Biz onlara hem âfâkda hem de kendi nefislerinde delillerimizi göstereceğiz ki, Kur’-an’ın hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Senin Rabbinin her şeye şahit olması kâfi değil mi?” Bu Kur’an gerçekten Allah tarafından gönderilmiş bir kitapken, sizler onu inkâr etmişseniz, sapıklar olarak uzak bir ayrılığa düşenlerin ta kendisi olmuşsunuz demektir. Anlıyoruz ki bu kitaptan ayrılanlar, ayrılığa düşmüş, uzak bir sapıklığa düşmüş demektir. Biz onlara hem âfâkda, hem de bizzat kendi içlerinde delillerimizi göstereceğiz ki, bu kitabın hak bir kitap olduğunu anlasınlar. İslâm’ın üstün gelmesiyle, İslâm’ın fütuhatlarıyla, İslâm’ın diğer dinlere ve diğer ideolojilere üstün gelmesiyle onlara deliller göstereceğiz. Kendi içlerinde delillerden maksat da, -Allah en iyisini bilir- işte Bedir’de, Mekke’nin fethinde kendi içlerinde deliller göstereceğiz demektir. Ya da insanın bizzat kendi içinde, kendi vücudunda bu kitabın hak olduğuna dair yığınlarla delillerin varlığını onlara göstereceğiz ve onlar da bu kitabın hak olduğunu anlayacaklar.