6. “Ey Muhammed! De ki: “Ben sadece sizin gibi bir insanım, ancak bana İlâhınızın tek bir İlâh olduğu vahy ediliyor. Artık hep O’na yönelin ve ondan bağışlanma dileyin.” “Ben sizlerden farklı birisi değilim. Ben de sizin gibi bir kulum, bir beşerim. Bu dinin, bu kitabın sahibi ben değilim. Bu konuda sizi zorlayamam. Sizin kalplerinize nüfuz edip zorla bu mesajı size empoze edemem. Benim böyle bir yetkim de, sorumluluğum da yoktur. Ancak bu mesajı dinlemek ve kabullenmek isteyenlere ulaştırabilirim ben. Benim sizden farklı bir tek yönüm var: O da sizin de, benim de Rabbim olan Allah tarafından bana vahyin gelmesidir. Rabbim sizin de, benim de hayatımıza karışmayı murad etmiş, bu konuda da beni odak nokta seçmiş ve bana kendi bilgisinden vahiy göndermektedir. Onunla hayatımızı düzenleyelim diye bana kitap gönderiyor. Rabbim bana gönderdiği o mesajında diyor ki, sizin İlâhınız bir tek İlâhtır. Rabbim bana vahy ediyor ve bildiriyor ki kendisinden başka İlâh yoktur. Kulluk edilmeye, sözü dinlenmeye lâyık tek İlâh O’dur. O’ndan başkalarını İlâh bilmeyin. O’ndan başkalarına kulluk yapmayın. Sığınılacak tek varlık O’dur. Kendisine dua edilecek tek varlık O’dur, O’ndan başkalarına sığınmayın. Sözü dinlenecek tek varlık O’dur, O’ndan başkalarının koyduğu kanunlara ve kurallara itaat etmeyin. Hayatınızda sadece O’nu memnun etmeye çalışın, yalnız O’nun çektiği yere gidin, yalnız O’nun programını icra edin. O’na doğrulun, O’na yönelmek isteyin. O’nun için kıyamı dileyin. O’na doğru kulluğa niyet edip doğrulun. Ama O’na, O’nun istediği ve O’nun lâyık olduğu biçimde tam kulluk yapamayacağınıza göre de O’na istiğfar edin. “Ya Rabbi ben bu kadarını becerdim. Sen bu yaptıklarımı tam kabul ediver! Kusurlarımı, eksiklerimi görmeyiver, ciddiye alma ya Rabbi!” diye O’na istiğfarda bulunun ki, O sizin kusurlarınızı görmesin, eksiklerinizi tam kabul buyursun.”