37. “Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır. Allah'a ulaşacak olan ancak sizin O’ nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. Ey Muhammed! İyilik yapanlara müjde et.” Şunu da kesinlikle unutmayın ki bu kurbanlarınızın ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşacak değildir. Allah’ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. Lâkin sizin takvanız Allah’a ulaşır. İbadetlerinizin dış formlarına hiç bakmaz Allah. O ibadetleri yaparken taşıdığınız takvalarınıza, Allah için taşıdığınız güzel niyetlerinize bakar. Evet yaptığınız kulluklara, haclarınıza, kurbanlarınıza, kur-banlarınızdan insanlara yedirmelerinize, namazlarınıza Allah’ın hiç mi hiç ihtiyacı yoktur. “Rabbin Müstağnî ve rahmet sahibidir. Dilerse, sizi başka bir milletin soyundan getirdiği gibi, sizi yok eder, dilediğini yerinize getirir.” (En’âm 133) Evet yaptıklarımızın tümünü biz kendimiz için yapıyoruz. Çünkü Allah Ganidir, Allah zengindir. Allah hiç kimseye ve hiç kimsenin amellerine muhtaç değildir. Ne ibadetlerimize, ne çalışmalarımıza, ne gayretlerimize hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Ne amellerimize, ne kulluklarımıza ne de bize ihtiyacı vardır Allah’ın. Bizi yalnızlığını gidermek veya amellerimizden istifade etmek için de yaratmadı. Dilediği zaman da bizi yok etmeye muktedirdir. Öyleyse size hakim olan, sizin üzerinize Kahhâr olan Rabbi-nize teslim olup O’nun istediği gibi bir hayat yaşayın. Asla O’nun e-mirlerine isyan içine girmeyin. Haccınızı Allah adına yapın, kurban-larınızı Allah adına kesin. Hayatınızı Allah’ı yüceltme adına değerlendirin. Sadece Allah’a secde edin. Allah adına takvalı olun. Lebbeyk deyin. Buyur ya Rabbi! Emret ya Rabbi! Emrine hazırım ya Rabbi! Diyerek bir hayatı Allah için güzelce değerlendirin. Unutmayın ki sizden Allah’a sadece takvalarınız, teslimiyetleriniz ulaşacaktır.