Hac Suresine Dön

Hacالحج

58. Ayet

58Hac Suresi

وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ قُتِلُٓوا اَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللّٰهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ

Allah yolunda hicret eden, sonra öldürülen veya ölen kimseye elbette Allah, güzel bir rızık verecektir. Muhakkak ki Allah, (evet) O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

58. “Allah yolunda hicret edenlere, sonra öldürülen veya ölenlere Allah, elbette onlara güzel bir rızık verecektir. Rızık verenleri en hayırlısı Allah'tır.” Allah yolunda, Allah’a kulluk yolunda, Allah’a kulluğu icra yolunda zorlandıkları bir ortamdan, bir konumdan, bir vatandan hicret edenler. Mekke küfür ortamında Allah’ın istediği bir hayatı yaşamalarına engel olundukları için evlerini, barklarını, mallarını, mülklerini, kadınlarını, çocuklarını, her şeylerini terk ederek özgürce bir kulluk sergileyebilecekleri Medine özgürlük yurduna hicret edenler. Ve kıyâmete kadar kulluklarına engel gördükleri ülkelerini, vatanlarını, mahallelerini, mesleklerini, arkadaş gruplarını, okullarını, işyerlerini, konumlarını, makamlarını terk ederek Allah’a hicreti yaşayacak müs-lümanlar. Dünya durdukça Allah için, Allah’a kulluk için, Allah’a kullar kazandırmak için, cihat için, ilim için herhangi bir yolculuğa çıkanlar. Küfürden şirkten, isyandan, zulümden, haksızlıklardan, günâhlardan, günâh ortamlarından Allah’a kulluğa hicret edenler. Sonra da bu yolda, Allah yolunda, kulluk yolunda ölenler, yahut öldürülenler kesinlikle bilsinler ki Allah onları kerîm bir rızıkla, güzel bir mükâfatla mükâfatlandıracaktır. Evet Rabbimiz kendi yolunda hicret’e çıkacak kullarının en-dişelerini izale ediyor. Hangi endişeler bunlar? Rızık ve ölüm endişesi. Ev bark endişesi. Gurbet, geçim endişesi. Şu anda bizler de böyle bir duygu var değil mi? Sanki Allah için vatanını, işini, aşını, mesleğini, eşini dostunu terk ederek hicrete çıkan birisinin tüm dünyasının yıkılacağını, mahvolacağını, hayatının, düzeninin, huzurunun altüst olacağını, bir dilim ekmeğe muhtaç olacağını, kimsenin yüzüne bakmayacağını, herkesin kendisinden yüz çevirip yalnızlıktan bunalımlara düşeceğini var sayıyoruz değil mi? Ya da ölümü göz önüne getiriyoruz değil mi? Halbuki ölüm, ya da öldürülme bir kere gelecektir ve onun tehir edilmesi de, öne alınması da mümkün değildir. Ve işte bu konuda Rabbimiz en büyük garantiyi veriyor. Kim Allah için hicret eder, muhacir olarak evinden çıkarsa, Allah ve Resûlüne itaat kastıyla, Allah ve Resûlünün emirlerini icra maksadıyla, kulluk niyetiyle evinden, şehrinden, köyünden, kentinden, ülkesinden, mahallesinden, işinden çıkarsa, sonra da kendisine ölüm ulaşırsa. Yâni hicret mahalline, hicret yurduna varmadan, hedefine ulaşmadan, maksuduna ermeden, bu hicretinin sonunda Allah’ın kendisine vaad ettiği dünya mülk ve saltanatına, dünya izzet ve şerefine nail olmadan yarı yolda ölüm vaki olursa, ölüm ona ulaşırsa şüphesiz ki onun ecri, onun ücreti Allah’a aittir. Allah onun ecrini, ücretini tastamam verecektir. Hicretinde başarı sağlamış olarak Allah onun ecrini zayi etmeyecektir. Bu Allah’ın kesin vaadidir. Sonra kitabımızın başka âyetlerinden öğreniyoruz ki, Allah yolunda hicrete çıkanlar yeryüzünde pek çok barınacak, yerleşecek yerler, bolluklar ve genişlik bulacaktır. Ayrılırken zorlandığı, zorluk çektiği o ülkesini, kavmini, konumunu, eşini dostunu terk edip giderken kendisini büyük bolluklar, bereketler, genişlikler beklemektedir. Gerçekten bakıyoruz ki, Hz.Adem (as) dan bu yana dünyanın hangi zaman ve mekânında olursa olsun, dünyanın hangi coğrafyasında olursa olsun Allah için hicret edenlerin çok büyük bolluklara, çok büyük bereket ve hayırlara, çok büyük mülk ve saltanatlara ulaştıklarını görüyoruz.