65,66. “Allah'ın yerde olanları ve emriyle denizlerde yürüyen gemileri buyruğunuz altına vermiş olduğunu; buyruğu olmaksızın yere düşmemesi için göğü O’nun tuttuğunu görmez misin? Doğrusu Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametli olandır. Sizi dirilten, sonra öldürecek sonra yine diriltecek olan O’dur. İnsan gerçekten pek nankördür.” Evet yine görmez misiniz ki O Allah yeryüzündekileri sizin emrinize vermiş, size boyun büktürmüştür. Her şeyi sizin keyfinize göre hazırlamış ve sizin için zelil kılmıştır. Dilediğiniz gibi yaşıyor, dilediğiniz gibi kullanıyorsunuz. Yine denizlerde yüzüp giden, akıp giden gemileri de sizin hizmetinize sunan O’dur. Sakın o sizi taşıyan gemilerin kendiliğinden yürüdüklerini zannetmeyin. Onlara bu yüzme, yürüme yasasını koyan, onları su üzerinde hareket ettiren, yürüten Allah’tır. Suya kaldırma yasasını koyan, gemileri yürütme yasasını koyan Allah’tır. Onları hareket ettiren rüzgarları gönderen Allah’tır. Sonra yere düşmemesi için üzerinizdeki gökyüzünü tutan da Allah’tır. Rabbiniz tutmasaydı gökyüzünü kim durdurabilirdi? Ve yine O Allah sizi dirilten, sizi yaratan, size hayat veren, sizi yaşatan ve öldürendir. İşte bütün bunlar göklere ve yere egemen olan, mülkün sahibi olan Allah’ın, kendisini hamd etmeniz gereken, kendisine kul olmanız gereken Allah’ın kuvvet ve kudretini, rubûbiyet ve ulûhiyetini gösteren âyetlerdir. Doğrusu Allah kullarına karşı Raûf ve Rahîmdir. Ama muhakkak ki insan kâfir oldu, münkir oldu. İnsan inkârcı oldu, nankör oldu. İnsan örtücü, örtbas edici oldu. Rabbinin gücünü kudretini, Rabbinin mülke sahip oluşunu, Rabbinin göklere ve yere, göklerdekilere ve yerdekilere egemen oluşunu, kendilerine Raûf ve Rahîm oluşunu, kendini kendinden çok düşündüğünü, dünya ve uk-ba mutluluğu için kendisine vahiy gönderdiğini bilemedi, anlayamadı da Rabbini unutarak derbeder bir hayatın adamı oldu. Öyle değil mi? Yâni Allah kendisini yoktan var etsin, kendisine bu kadar nîmet versin, yeryüzünü kendisine musahhar kılsın, ona değer verip, onu muhatap kabul edip kendi bilgisini aktarsın, sonra Allah kendisinin asla bir ihtiyacı yokken mahza insanın kendi hayrı için, kendi menfaati için ondan kulluk istesin de bu insan O’na kulluğa yönelmesin. Bu gerçekten çok onur kırıcı, çok kötü bir tutumdur. Çok büyük bir nankörlüktür. Nîmete küfürdür, nîmeti örtmedir bu.