6,7. “Bunlar, yalnız Allah'ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün her şeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyâmet saatinin geleceğini, Allah'ın kabirlerde olanı dirilteceğini gösterir.” İşte Hak olan O’dur. Hak olan sadece Allah’tır, O’ndan başka her şey batıldır. İşte bütün bunlar Hak olan Allah’tandır. Bütün bunları yapan, yaratan Hak olan Allah’tır. Eğer Allah olmasaydı bunların hiçbirisi meydana gelmezdi. Veya bu sözler, bu Allah sözleri haktır, gerçektir. Allah hak söylüyor, doğru söylüyor ama sizler Allah’ın söylediği diriliş konusunda şüphe içindesiniz. Allah’ın her sözü, her fiili mutlak bir Hakka dayanır, hikmete dayanır. Allah hakkın ta kendisidir. Ölüleri O diriltir. Hayat O’ndandır, ölüm O’ndandır, öldükten sonra diriliş de O’na aittir. Ve kıyâmet gelecek, onda şüphe yoktur. Eğer kıyâmet olmasaydı, eğer yeniden diriliş ve hesaba çekiliş olmasaydı bu dünya da, sizler de olmazdınız. Dünyanın, hayatın, varlıkların hiç bir manası olmazdı o zaman. Zerre kadar bir şüpheniz olmasın ki kıyâmet mutlak sûrette gelecek ve Allah kabirdekileri diriltecektir. Çünkü O Allah haktır, yaptığını, yarattığını hak olarak yapar, yaratır. O’nun batıl bir işle, boş bir şeyle ilgisi yoktur. Lâf olsun diye, eğlence olsun diye yaratmamıştır sizleri. Şimdi tüm bu âyetleri, tüm bu uyarıları görmezden, duymaz-dan gelerek keyfinize göre bir hayat yaşamaya devam mı edecek-siniz? Yoksa bu âyetleri, bu âyetlerin sahibini hak kabul edip, bu uyarıları gerçek kabul edip Allah’ın istediği bir hayata mı yöneleceksiniz? Farz edin ki kapattık bu âyetleri. Örttük bu uyarıları. Kapattık kitabı. Kapattık ölümü. Kapattık dirilişi. Kapattık hesabı kitabı. Dinlemedik Allah’ı ve istediğimiz gibi bir hayat yaşadık. Acaba kapattığımız bu ki-tabın sahibinin hükmünden kurtulabilecek miyiz? Ölümden, dirilişten, diriliş sonrası hesabından kendimizi kurtarabilecek miyiz? Öyleyse akıllı insan Allah’ın bunca uyarılarını görmezden, duymazdan gelerek, kitabı örterek bir hayat yaşayan insan değildir. Akıllı insan ölüm ötesi için hazırlık yapan insandır. Çünkü işte görü-yoruz ki dünya çabuk bitiyor. Attığımız her adımı dünyanın, dünya-daki hayatın bitimine doğru atıyoruz. Alıp verdiğimiz her nefes bizi bir sona doğru yaklaştırıyor. Yâni ebedileşmeye, süresiz kalmaya adım atmıyoruz. Hal böyleyken insanlardan kimileri: