Hac Suresine Dön

Hacالحج

9. Ayet

9Hac Suresi

ثَانِيَ عِطْفِه۪ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذ۪يقُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَذَابَ الْحَر۪يقِ

(İnsanları) Allah’ın yolundan saptırmak için kibirli ve kendini beğenmiş bir hâlde bunu yapar. Ona dünyada rezil olmak vardır. Kıyamet Günü’nde de ona can yakıcı azabı tattırırız.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

8,9. “Bilmeden, doğruya götüren bir rehberi olmadan, aydınlatıcı bir kitabı da bulunmadan Allah yolundan saptırmak için büyüklük taslayarak Allah hakkında tartışan insan vardır. Dünyada rezillik onadır; ona kıyâmet günü yakıcı azabı tattırırız.” Evet insanlardan kimileri de vardır ki Allah hakkında bilgileri yok, bilgi yok, hidâyet yok, bu konuda aydınlatıcı bir kitaba da sahip değiller, buna rağmen Allah hakkında ileri geri tartışmalara giriyorlar. Allah hakkında, Allah’ın dini, Allah’ın kitabı, Allah’ın peygamberi hakkında tartışmalara giriyorlar. Az evvel de demişti Rabbimiz. Hiç bir bilgileri olmadığı halde Allah hakkında, Allah’ın sıfatları, Allah’ın isimleri, Allah’ın yetkileri ko-nusunda tartışırlar. Halbuki bir insan Allah hakkında konuşacağı zaman durup bir düşünmeli değil mi? Meselâ şu dünyada geçici güç ve kuvvet sahipleri, saltanat sahipleri hakkında bile ister lehlerinde, ister aleyhlerinde bir şey söyleyecekleri zaman ne kadar korkarlar, ne ka-dar tedirgin olurlar değil mi? Ne olur ne olmaz? Belki onların kulaklarına gider de beni cezalandırırlar diye ödleri kopar; ama bakıyoruz ay-nı adamlar Allah hakkında ağızlarına geleni, akıllarına eseni söylü-yorlar. Sormak lazım bu adamlara: Yahu yöneticiler hakkında, patronlar hakkında, şu âciz varlıklar hakkında konuşurken tir tir titreyen sizler, Allah hakkında bu olur olmaz, abuk sabuk sözleri söylerken, Allah hakkında bilgisizce tartışmalara girerken bu cesareti nerden alıyorsunuz? Allah hakkında bir bilginiz yok. Allah’ı tanımıyorsunuz. Görmediniz O’nu. Kitabını tanımıyorsunuz. Allah size hidâyet de et-memiş. Bu konuda yol da göstermemiş. Zaten hidâyete kitap ve pey-gamberle ulaşılır. Hidâyet rehberi kitap ve peygamberi tanımamışsınız. Nasıl konuşuyorsunuz Allah hakkında? Çünkü pozitivizm, Rasyonalizm, materyalizm Allah hakkında bilgi vermez. Sistematiğini Allah’ı, dini, peygamberi, vahyi ortadan kaldırmak üzere koyan şu materyalist bilgilenme kaynaklarının hangisi Allah hakkında bilgi verebilecek de? Hangisi ne diyebilecek de bu konuda? Fizik mi bir şeyler söyleyecek Allah hakkında? Matematik mi? Sosyoloji mi? Tarih mi? Öyle demiyorlar mı bu bilim dalları? Elimizin dokunduğu, gözümüzün gördüğünden başkasına inanmayız. Başta bunu diyerek işe başlayan bu bilim dallarından bunun dışında başka ne bekleyeceğiz de? Hani senin felsefenin temeli bu değil miydi? Hani sen görmediğin, dokunmadığın şeye inanmazdın? Peki o zaman Allah hakkında, din hakkında, peygamber hakkında, vahiy hakkında bu doğrudur, bu yanlıştır derken, bu böyle olmalıdır, şu şöyle olmalıdır derken neye dayanıyorsun? Sen bu konularda hiç konuşmayarak, susarak felse-fenin gereğini yerine getirmek zorundasın. Evet hiç olmazsa bu konuda namuslu olmalısın. Çünkü Allah’ı, kitabı, vahyi, peygamberi reddeden bir adam hiçbir şey bilemez bu konuda. Bilmediğine göre de bu konuda hiçbir şey konuşamazsın. Öyleyse susarak hiç olmazsa kendi felsefene, kendi inancına saygılı ol. İslâm’a, benim inancıma saygılı ol filân demiyorum sana. Çünkü benim dinimin, benim inancımın, İslâm’ın kimsenin saygısına filân ihtiyacı yoktur. İslâm azizdir. Müslüman azizdir. İzzet ve şeref sa-hibidir. Yeryüzünde hiç kimse müslüman olmasa da İslâm yine izzet ve şeref sahibidir. Öyleyse kendi inancına saygılı ol da bilmediğin şey özerinde konuşma. Sen Allah’ı bilmezsin. Sen kitabı bilmezsin. Sen vahyi bilmezsin. Sen din konusunda cahilsin. Sen peygamber konusunda söz söyleme hakkına sahip değilsin. Sen bildiğin konularda konuş. Sen dünyayı bilirsin, konuşacaksan o konuda konuş. Sen kazanmayı bilirsin. Sen kan emmeyi bilirsin. Sen sömürmeyi bilirsin. Sen kan dökmeyi bi-lirsin. Sen savaşı bilirsin. Sen teknolojiyi bilirsin. Sen elmayı, armudu bilirsin. Sen kadını, kızı bilirsin. Konuşacaksan onlar hakkında konuş. Zaten dünyan bu kadar basittir senin. Onun için bilmediğin yüce şeylerle alâkalı susman tek kelime bile konuşmandan daha hayırlıdır. Ama eğer diyorsanız ki bizler şeytanlarız. Bizler yeryüzünde şeytan misyonunu üstlendik. Bu dünyada bizim görevimiz bilmediğimiz konularda konuşarak insanlara Allah’ı, Allah’ın dinini, Allah’ın ki-tabını, Allah’ın elçilerini yanlış tanıtarak, insanların yollarını saptırarak yeryüzünde ateizmin temelini atmak, küfrün, Allahsızlığın egemenliğini kurmaktır diyorsanız, o zaman şunu unutmayın: Onlar için dünyada rüsvalık vardır. Dünyada rezillik, horluk, hakirlik, küçülmüşlük vardır. Allah’a karşı, Allah’ın âyetlerine karşı bü-yüklük taslayan böyle kimseler dünyada rezil rüsva olacaklardır. Ama bununla bitse ne var? Kıyâmet günü onlara ateş azabını tattıracaktır Rabbimiz. Kıyâmet gününün en büyük azabı da onları beklemektedir. Evet insanları saptırmak için eğilip bükülenlere, dillerini eğip bükenlere, Allah hakkında, din hakkında, kitap ve peygamber hakkında bilir bilmez konuşarak insanları saptırmaya çalışanlara işte böyle bir dünya rüsvalığı, böyle bir âhiret azabı takdir ederken Rabbimiz onlara zulüm de etmediğini şöylece anlatıyor: