Hadîd Suresine Dön

Hadîdالحديد

15. Ayet

15Hadîd Suresi

فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ مَأْوٰيكُمُ النَّارُۜ هِيَ مَوْلٰيكُمْۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ

Bugün, sizden ve kâfirlerden fidye alınmaz. Barınağınız ateştir. O, sizin (sürekli yanınızda bulunan) dostunuzdur. O, ne kötü bir dönüş yeridir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

15. “Bugün sizden ve inkâr edenlerden fidye kabul edilmez. Varacağınız yer ateştir, layığınız orasıdır; ne kötü bir dönüştür!” Ama bugün hiçbir kimseden fidye kabul edilmeyecektir. Sizden fidye alınmayacak. Sizden bir amel, bir hareket, bir fedâkârlık istenmeyecektir. Fidye, daha çok savaş toplumlarında kullanılan bir sözcüktür. Esirlerin, kölelerin, esir olanların hürlere ödediği bir bedeldir fidye. Tabii kölelerin kendi aralarında fidyeleşmeleri söz konusu olmadığı için, bizim toplumda pek bilinmez bu kavram. Âl-i İmrân'da kâfirlerin yeryüzü dolusu altınları olsa, bunu fedâ etmek, fidye olarak vermek isteyecekleri, ama yarın bu fidyenin Allah tarafından kabul edilmeyeceği anlatılır. Yine Zümer’de zalimlerin yeryüzü onların olsa, bir misli daha onların olsa bunu fidye olarak verecekleri ama bunun da onlardan kabul edilmeyeceği anlatılmıştı. Yine Meâric’te de mücrimlerin cehennem ateşinden kurtulabilmek için, karısını, kızını, oğlunu, kavmini, kabilesini, hattâ tüm arzdakileri fedâ e-deceklerini ama bunun da onlardan kabul edilmeyeceği anlatılmıştı. Sanki bu ve benzeri âyetlerde Allah buyurur ki: “Kullarım! Bana karşı gelmenize, Benim azabımı hak etmenize iki sebep, iki yol var. İki sebepten cehenneme gidiyorsunuz.” 1- Ya dünyaya meyliniz, altına, gümüşe, marka, dolara, kadına, kıza, eve, barka meyliniz sebebiyle sapıyor, yamuluyor, isyanlara dalıyorsunuz. 2- Ya da eş, dost, hısım, akraba, çoluk, çocuk derdiniz sizi kulluktan koparıp günahlara sürüklüyor. Ama bakın kişi yarın bunların hepsini fedâya hazır olacak. Cehennemden, azaptan kurtulabilmek için bunların hepsini yarın fidye olarak vermeye kalkışacak. Öyleyse gelin akıllarınızı başlarınıza alın da, yarın fedâ edeceğiniz şeyler yüzünden bugün sapmayın! Yarın hepsini fedâ edeceğiniz şeyler yüzünden bugün sapıtmayın da, bugünden fedâ ediverin bunları! Öyle değil mi? İnsanlar niye günaha giriyorlar bu dünyada? İnsanlar niye sapıyorlar bu dünyada? Ya çevre, toplum, insanlar nedeniyle sapıyorlar ya da “aman insanlar şöyle demesinler. Hanım istedi ne yapayım! Ne yapayım çocuk öyle istiyor! Âmirim böyle istiyor ne yapayım! Çevre bu ne yapalım!” diyerek sapıyorlar. Ey insanlar, ey münâfıklar sizden fidye kabul edilmeyecek, kâfirlerden de. Barınağınız, sığınağınız ateştir. Veliniz, dostunuz da orasıdır. Siz zaten ona koşuyor, ona doğru sa’y ediyordunuz. O ne kötü bir gidiş yeridir! Yani fidye kabul edilmeyecek sizden. Kimin malını kime veriyorsunuz ki? Zaten Allah’ın olan mallarınızı kime fidye vereceksiniz? Kim kime verecek ki bunu? dendikten sonra şimdi hepimize bir soru geliyor: